Yanık, yara ve ameliyat izine saç ekimi, donör bölge ve skar (iz) gelişen bölgenin durumuna bağlı olarak belli kriterlere sahiptir. Yanık, yara ve ameliyat izine saç ekimi hem hasta hem de doktor açısından zorlayıcı olsa da, FUE yöntemiyle birçok başarılı sonuca imza atılmıştır.  

1950’lilere kadar giden saç ekimi serüveni, yıllar içinde gelişerek, bugün ki konumuna ulaştı. Şuan ki yöntemlerle, yanık, yara ve ameliyat izine saç ekimi artık daha kolay. FUE yöntemiyle gelen bu kolaylık, ense bölgesi yetersiz olan kişilerin vücut kıllarının kullanılmasıyla ise daha da pekişti. Ancak her yanık, yara ve ameliyat izine ise saç ekimi yaptırmak, mümkün değildir. Saç ekimi için belli kriterleri taşıması gerekir.

Yanık, Yara ve Ameliyat İzine Saç Ekimi Kriterleri

Saç ekimi operasyonlarının olmazsa olmaz kriteri, donör bölgenin saç kökleri bakımından verimli olmasıdır. Donör bölgedeki saç kökleri ne kadar verimliyse, ortaya çıkan sonuç da kişi için o kadar memnun edicidir.

Yara, yanık ve beyin tümörü sonrası ameliyat izine saç ekimi operasyonlarında ise donör bölgenin verimli olmasından farklı olarak başka kriterler de devreye girer.

1. Kan Dolaşımının Sağlıklı Olması

Saç kökleri kılcal damarlar yoluyla beslenip, geliştiği için ekim yapılan bölgede kan dolaşımının sağlıklı işlemesi gerekmektedir [1]. Kan dolaşımının yavaş olması, hücrelerin ihtiyacı olan oksijen ve besini alamamasına neden olur. Ekilen saç kökleri sağlıklı beslenemeyip, yuvalarına sağlam tutunamayınca da düşme riski taşırlar. Ki bu da ekim operasyonunun boşuna yapılması anlamına gelir.

2. Dokunun Sert Olmaması

Yanık ve yara izi olan bölgelerdeki deri uğradığı tahribattan dolayı kalınlaşıp, sertleşebilir. Bu sertleşme ve kalınlık saç ekimi önünde bir engel oluşturabilir. Saç köklerinin ekileceği kanalların açılmasını engelleyebilecek olan bu durum, yara, yanık ve ameliyat izine saç ekimi için bir başka kriterdir.

Anestezi enjekte edilirken, rahat bir ekim gerçekleştirilmesi için aynı zamanda kafatası ve deri arasında boşluk oluşturmaya yarayan steroid bazlı ilaçlar da enjekte edilir. Bu ilaçlar, kafatası ve deri arasında şişkinlik oluştururken, izli bölgenin de daha pürüzsüz bir hâle gelmesine yardımcı olur. Bu nedenle söz konusu bölge uygun sertliğe ve kalınlığa sahipse işlem gerçekleştirilir.  

3. Dokunun İnce Olmaması

Ekim yapılacak alanda derinin oldukça ince olması da saç ekimi yapılmasını engelleyen bir durumdur. Kökler alınırken ve yerleştirilirken, her ne kadar da mikro aletler kullanılsa da, ince olan saç derisine zarar verebilir ve ekim yapılmasını engelleyebilir. Netice itibariyle saç ekimi, mikro aletler ile yapılan bir operasyon olsa da, keskin ince uçlu aletlerin kullanıldığı operasyondur.

FUT İzinin Kapatılması

FUT izinin saç ekimi ile kapatılmak istenmesi oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. 90’larda kullanılan FUT saç ekimi yöntemi, donör bölgeden köklerin cerrahi bir müdahale ile çıkarılmasına dayandığından sonrasında dikiş gerektirdi. Bu da donör bölgede ince bir çizgi şeklinde iz kalmasına neden oluyordu. FUE ile birlikte saç ekimi görünüşünü iyileştirmek isteyenlerin de sayısı hızlı bir şekilde artış gösterdi. FUT izine saç ekimi, oluşan bölgede herhangi bir doku kaybı olmaması şartıyla FUE ile rahatlıkla kapatılabilir. FUT izinde olduğu gibi dikiş atılan yere saç ekimi de doku kaybı olmaması şartıyla rahatlıkla yapılabilir. 

Yanık Bölgeye Saç Ekimi Daha Başarılı

‘’Hair Follicle Transplantation on Scar Tissue’’ başlıklı çalışma, yaptığı araştırmalar neticesinde yara izine kıyasla yanık bölgeye yapılan ekimlerde daha başarılı sonuçlar elde edildiğini ortaya koymuştur. Yara izinin olduğu bölgede hem dokunun daha sert olması hem de kan dolaşımının daha yavaş olması bu bölgelerde ekim yapılmasını engelliyor. Ayrıca çalışmada, yara izlerinin daha derinde olması da scar dokuya saç ekimi yapılmasını engellediği söyleniyor. Yara izine saç ekiminde başarı oranı, olumsuz etkileniyor [2].

Yanık, Yara ve Ameliyat İzine Saç Ekiminde Dikkat Edilecek Hususlar

  • Yanmış bölgelere ekim yapılırken, cilt tabakası ince, doku yatağı sığ olduğundan, saç köklerinin çok hızlı bir şekilde yerleştirilmesi gerekir. Düzgün yerleştirme, uygun bir büyümenin gerçekleştirilmesine de yardımcı olur [3].
  • Yaralı bir dokuya saç ekimi yapılırken, küçük izler için yüksek yoğunluklu, büyük izler için ise daha düşük yoğunluklu ekim önerilmektedir. Büyük izlerin kapanması birden fazla seansa ihtiyaç duyduğundan ilk seferde düşük yoğunluklu ekim yapılarak, ideal sonuç aşama aşama gerçekleştirilir.
  • Yanma sonrası dönemde bazı cerrahi işlemler gerçekleştirildiğinden, saç ekimi genellikle birkaç yıl boyunca devam gerektiren çok aşamalı bir süreci kapsayabilir [4].
  • Yaralar tam iyileşmeden yani henüz pembelik varken ekim gerçekleştirilirse, bölgenin daha fazla kanamasına dolayısıyla greftlerin çıkmasına neden olunabilir.
Kaynakça

[1-3] Lucy Barr, ‘’Use of Hair Grafting in Scar Camouflage’’, Facial Plast Surg Clin N Am, Sayı 19, s:563, 2011.

[2] Suk Joon ve diğerleri, ‘’Hair Follicle Transplantation on Scar Tissue Soyeon’’, The Journal of Craniofacial Surgery, Sayı 4, s:1239, 2013.

[4] Bessam Farjı ve diğerleri, ‘’Hair transplantation in burn scar alopecia’’, https://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/2059513115607764, 2015.