Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi

K adınlarda erkek tipi saç dökülmesi, genetik yatkınlığa bağlı olarak, androjen hormonunun kıl köklerini ve kıl köklerini besleyen yuvaları etkilemesi sonucunda ortaya çıkan, kalıcı saç kaybı durumudur.

Erkeklerde saç dökülmesinin yüzde 95’ini oluşturan  Androgenetik Alopesi (Erkek Tipi Saç Dökülmesi), kadınlarda da sık görülen dökülme sebeplerinden biridir. Erkeklerden farklı olarak kadınlarda, daha çok ön saç çizgisinde gerileme olmadan, saçın geneline yayılan seyrekleşme şeklinde ortaya çıkan androgenetik alopesi, bu özelliğinden dolayı kadın tipi saç dökülmesi olarak farklı bir isim almış olsa da, kadınlar nadir de olsa erkek tipi saç dökülmesi ile karşılaşabilirler. Nitekim; kadınlarda androgenetik alopesi, hem kadın tipi saç dökülmesi, hem de erkek tipi saç dökülmesi şeklinde gözlemlenir. Bu makale ise, kadın tipi saç dökülme sürecine girmeden kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi sürecini irdeleyecektir

Erkek tipi saç dökülmesinde ekim için saç köklerinin toplanabildiği sağlıklı donör bölge bulunurken, kadın tipi saç dökülmesinde bu bölgeler yetersizdir ve ekim maalesef başarılı değildir. Kadın Tipi Saç Dökülmesi hakkında bilgi edinmek için hairsix.com.tr/kadin-tipi-sac-dokulmesi/ bağlantısını okuyabilirsiniz.

Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi Neden Olur?

Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi temel olarak, genetik yatkınlığı olan kişilerde, erkeklik hormonu testosteronun, 5a-redüktaz enzimi aracılığıyla dihidrotestosteronuna (DHT) dönüşmesiyle olur [1]. Nedenleri bakımından detaylandırmak gerekirse, 2 başlık altında toplamak mümkündür.

  1. Testosteron Hormonu
  2. Genler

Testosteron Hormonu

Kıl köklerine damar yoluyla ulaşan testosteron hormonu, 5a-redüktaz tip 2 enzimi (testosteronu dihidro tetosteronuna çeviren enzim) aracılığıyla,  DHT’ye dönüşerek, hücrelerin saç üretimini durdurur.

Erkeklik hormonu, testosteronun, 5a-redüktaz tip 2 enzimi tarafından DHT’ye dönüşmesiyle, saçların geliştiği anajen faz kısalır, saçların dinlendiği telojen faz ise uzar ve kıl kökleri zayıflar. Beslenemeyip, zayıflayan kıl kökleri sonucunda kısalan, incelen saçlarda geri dönüşümü mümkün olmayan dökülmeler meydana gelir.

Genler

Hormonlar dışında kadınlarda erkek tipi saç dökülmesine sebebiyet veren bir diğer durum da genlerdir. Genetik yatkınlığı olan kişiler, DHT hormonundan daha çabuk etkilenir. Bu kişilerin saç derisinde, daha fazla androjen (erkeklik hormonlarının tümü) reseptörü bulunduğundan, 5a- redüztaz tip 2 enzimi, daha çok testosteronun, DHT’ye dönüşmesine neden olur [2]. DHT’nin artışı ise kıl köklerinin bulunduğu yuvaların küçülmesine, yan, tepe ve şakak bölgesindeki güçlü kılların zayıf kıllara dönüşmesine yol açar.

5a- redüztaz Tip 2 Enzimi: Testosteronu dihidro tetosteronuna çeviren enzimdir.

Şuana kadar yapılan çalışmalarda, hormonların saç üzerindeki rolü net bir şekilde ortaya konulurken; androgenetik alopesiyi (erkek tipi saç dökülmesi), hangi genin tetiklediği ise henüz netlik kazanamamıştır [3].

Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi Nasıl Anlaşılır?

Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesinde tanı konulurken, öncelikle hastanın saç dökülme öyküsü ve fiziki durumu incelenir. Alta yatan başka bir neden olup olmadığının sorgulanması için laboratuvar tetkikleri yapılır ve hastanın androjen ve östrajen seviyelerine, demir düzeylerine bakılır. Kesin tanı konulamıyor ise çeşitli saç analiz yöntemlerinden yararlanır.  

Kadında erkek tipi saç dökülmesi çeşitli hormon testleri ve saç analiziyle tespit edilse de temel olarak saç kaybıyla anlaşılır.

Saç kaybıyla anlaşılmasını sağlayan ise çeşitli ölçüler vardır. Bunların arasında en çok kullanılanı Norwood ölçeğidir. 1950 yılında ilk kez Hamilton tarafından yaşları 20-89 arasında değişen 312 erkek ve 214 kadının incelenmesiyle oluşturulan ölçek, daha sonra Norwood’un 1000 yetişkin erkek üzerinde yaptığı çalışmayla yenilenmiş ve bugün saç dökülmelerinde bir ölçüt haline almıştır [4]. Bu ölçeğe göre, saç kaybı şu şekilde sırlanmıştır.

Tabloya bakarak siz de saç dökülme seviyenizle ilgili tahminde bulunabilir, kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi evleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi

Özetle; Kadınlarda şakak bölgesi açılması minimal olsa da, şakak bölgesinde geri çekilme ile birlikte incelmeye başlayan saç, zamanla tepe bölgesinde oluşan dökülmeyle belirginleşir. Etkilenen bu alanlar tam saç kaybına doğru ilerleme göstermektedir. Bu tablo aynı zamanda kadınlarda erkek tipi saç dökülmesinin evrelerini de ortaya koymaktadır.

Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi Kaç Yaşında Başlar?

Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesinin yaşı değişiklik gösterse de genellikle 25-30 yaşlarında başlar. Şiddetli olgularda ise; ergenliğin hemen sonrası bir döneme denk gelebilir. 

Kadınlar üzerinde yapılan bir çalışma ise 20’li yaşların sonundaki kadınların yüzde 12’sinde, 30’lu yaşlardaki kadınların yüzde 30’unda, 80’li yaşlarındaki kadınların ise yüzde 50’sinde androgenetik alopesi görüldüğünü söylemiştir [5].  

Görüldüğü gibi; değişiklik gösterme payı olsa da 20’li yaşlarda başlan saç kaybı, yaş ilerledikçe artmaktadır. 

Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir?

Erkeklerde olduğu gibi, kadında erkek tipi saç dökülmesini önlemeye yönelik çeşitli tavsiyeler bulunsa da ne yazık ki tam anlamıyla önlemeye yönelik bir uygulamadan bahsetmek mümkün değildir. Uygulanan tedavi yöntemleri, kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi çözümü sunmada yeterli gelememektedir. 

Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi Tedavisi

Bitkisel yöntemlerden, kozmetik yöntemlere, medikal yöntemlerden, cerrahi yöntemlere kadar farklı birçok yöntem, kadınlarda erkek tipi saç dökülmesinde tedavi amaçlı kullanılmış ve halen kullanılmaya da devam edilmektedir.

Peki, kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi nasıl tedavi edilir? Bu soruya cevap 4 başlık altında verilebilir.

  1. Bitkisel Tedavi
  2. Medikal Tedavi
  3. Dermokozmetik Tedavi
  4. Cerrahi Tedavi

Kadınlarda Erkek Tipi Saç Dökülmesi Bitkisel Tedavisi

Bitkiler, binlerce yıldır insanlar tarafından hastalıklarda şifa olarak kullanılır. Geçmişte olduğu gibi bugün de insanların tercih ettiği tedavi yöntemlerinden biri olmayı sürdüren bitkiler, saç sağlığında da yararlanılan yöntemlerden biridir.

Binlerce yıldır deneme yanılma yoluyla saç bakımı ve hastalıklarında kullanılan bu bitkilerin hangilerinin androgenetik alopesilerde işe yaradığını şu şekilde sıralayabiliriz.

  1. Saw Palmetto
  2. Mabet Ağacı
  3. Isırgan Otu
  4. Zeytin Yağı
  5. Yeşil Çay
Saw Palmetto

Saw palmetto bitkisinin, testosteron hormonunu DHT’ye dönüştüren  5a-enziminin etkisini azalttığı, testosteron hormonunun DHT’ye dönüşümünü bloke ettiği düşünülmektedir. Kusma, ağız kokusu, ishal ve kabızlık yaygın yan etkileri arasında sayılırken, hamilelerde, çocuklarda ve böbrek ve karaciğer hastalıklarına sahip olan kişilerin kullanımı hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır [6].

Mabet Ağacı

Kan akımını düzenlediği için saç köklerini besleyeceği, böylece saçın tekrar gelişeceğine inanılır. Alopesi tedavilerinde vazodilatatör (damar genişletici) etkilerinden dolayı kullanılır [7]. Damarın genişlemesiyle saç köklerinin daha kolay besleneceği düşünülmektedir. 

Isırgan Otu

Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi bitkisel tedavisi için önerilen bitkilerden biri de ısırgan otudur. Isırgan otunun, erkeklerde ve kadınlarda DHT hormonu dönüşümünü engellediği, saw palmetto ile birlikte kullanıldığında köklerin büyümesinde ve güçlenmesinde etkin bir rol oynadığı belirtilmiştir [8].

Zeytin Yağı

Zeytin yağının da kadınlarda DHT hormonu oluşumunu engellediği, düzenli kullanılması halinde saçlı deriyi onardığı, nemlendirdiği ve parlak görünüm sağladığı düşülmektedir [9].

Yeşil çay

Yeşil çayın da 5a-redültaz enziminin gelişimini engellediği, kadında androgenetik alopesiyi önlediği bildirilmiştir [10].

Medikal Tedavi

Kadınlarda genetik saç dökülmesi tedavisinde iki ana maddeden söz edilir. ABD Sağlık Bakanlığı (FDA) onaylı olan bu maddenin biri minoksidil, diğeri de finasteridir. Bu maddelerin, saç köklerini kuvvetlendirip, incelen saçları kalınlaştırdığı çeşitli çalışmalarda ortaya konulmuştur.

  1. Minoksidil
  2. Finasterid
  3. Flutamid
Minoksidil

Hipertansiyon ilaçlarının özünü oluşturan minoksidil, saç kıllarını güçlendirip, büyüttüğünün keşfedilmesinden bu yana genetik saç dökülmeleri tedavisinde kullanılır. Sprey halinde olan minoksidil, direkt saçlı deriye uygulanmaktadır.

Damar genişletici özelliği sayesinde kan akımını arttıran minoksidilin, doğrudan saç köklerini etkileyerek, saçın geliştiği anajen evreyi uzattığı, döküldüğü telojen evreyi ise uzattığı düşünülmektedir [11].

Maksimum etkisini, kişiden kişiye değişse de ancak 4. aydan sonra gösteren minoksidil, kalıcı bir çözüm sağlamaz. İlacın bırakılmasının akabinde saç dökülmesi tekrar başlayabilir. Saçlı deride pullanma, kızarıklık ve kaşıntı ise en sık görülen yan etkilerindendir [12].

Finasterid

Prostat büyümesine karşı kullanılan finasterid de genetik saç dökülmesi tedavisinde kullanılan bir maddedir. 5a-redüktaz tip 2 enzimi oluşumunu azaltarak, testosteronun, DHT’ye dönüşmesini kontrol altına aldığı düşünülür.

Kadınlarda yarattığı etki şüphelidir ve bu nedenle kontrollü kullanılması önerilir. Östrojen seviyesini arttırdığından, ailesinde meme kanseri riski taşıyan kişilere genellikle önerilmemektedir. Meme kanseri riski dışında, cinsel isteği azalttığı, orta kulak iltihabı olma ihtimalini güçlendirdiği yönünde çeşitli yan etkileri olduğu bildirilmiştir. Minoksidil gibi etkinliği geçici olan finasterid kullanımının da kesilmesiyle saç kaybı tekrar başlayabilir [13].

Flutamid

Kadınlarda saç dökülmesi problemlerine karşı kullanılan ilaçlardan biri de antiandrojen içerikli ilaçlardır. Bir antiandrojen olan flutamid de bu amaçla kullanılan maddelerden biridir. Önceleri prostat kanseri tedavisinde kullanılan flutamidin, androjelerin saç köklerindeki reseptörlere bağlanmasını engelleyerek, saç dökülmesini durdurduğu düşünülür [14].

Kullanım dozuna bağlı olarak, karaciğerde fonksiyon bozukluğuna neden olduğu ve bu yüzden kullanım süresi boyunca karaciğer fonksiyonlarının dikkatle izlenmesi gerektiği bildirilmiştir.

Dermokozmetik Tedavi

Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi tedavisi sürecinde başvurulan yöntemlerde biri de dermokozmetik yöntemlerdir. Dermozkozmetik yöntemlerin kadınlar ve erkekler üzerindeki etkinliklerini araştıran çalışmalar hala devam etse de, saç köklerini beslediği ve güçlendirdiği çeşitli çalışmalarda ortaya konulmuştur.

PRP, saç mezoterapisi, saç aşısı ve lazer gibi çeşitli uygulamalardan oluşan dermazkozmetik yöntemler; dökülmüş saçların yeniden çıkmasını sağlayamazken, incelen, kırılan, cansızlaşan ve güçsüzleşen saçların yeniden form kazanmasına yardımcı olmaktadır. Dermokozmetik yöntemler sıklıkla medikal ve cerrahi yöntemlere destek amaçlı kullanılır.  

  1. PPR
  2. Saç Mezoterapisi
  3. Lazer
PRP (Plate Rich Plasma)

PRP, kişiden alınan 1 tüp kanın santrüfüj işlemiyle trombositlerine ayrılması ve bu trombositlerin saçlı deriye enjekte edilmesidir. Ayrıştırılan trombosit (kan pulcukları), kanın pıhtılaşmasını ve yeni kılcal damar oluşumunu sağlar [15]. Kılcal damarlar ise saç köklerinin beslenmesini sağladığından, ince ve cansız saçlar güçlenir. Saç kökü tamamen ölmüş kişilerde, yeni saç çıkışı sağladığına yönelik net  bir veri ise bulunmamaktadır.

Saç Mezoterapisi

Saç mezoterapisi ise, yapılan analizler sonrası saçın ihtiyacı olan vitamin ve minerallerin saçlı deriye enjekte edilmesidir. Kıl yapısını güçlendirerek, incelen, zayıflayan, kırılan saçlara bakım yapan mezoterapinin, kıl gelişimi bakımından etkin bir yöntem olduğu ise tam olarak kanıtlanamamıştır [16]

Çalışmalar, mezoterapinin kıl kökünü güçlendirdiğini bildirilse de, saça uygulanan mezoterapi sonrası, saç dökülmesi geliştiğini bildiren örneklerin de olduğunu belirtiyor. Kısacası mezoterapinin de etkinliği ve yan etkileri konusunda yeterli veri bulunmamaktadır [17].

Lazer

Lazer de kadında erkek tipi saç dökülmesi tedavisinde medikal ve cerrahi tedaviye destek amaçlı kullanılan uygulamalardan biridir. 650-900 nm dalga boyunca ışık saçan lazer diodlarının, kıl köklerini aktive ettiği, köklerin bulunduğu yuvalarda kan akımını arttırdığı ve kılın geliştiği anajen faza geçişi tetiklediği yönünde görüşler vardır.

Kadınlarda saç dökülmesi ile ilgili çalışmalar sınırlı olsa da şakak ve tepe bölgelerinde saç sayısını ve kıl dayanıklılığını arttırdığı saptanmıştır.

Cerrahi Tedavi (Saç Ekimi)

Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi tedavisinde kalıcı bir çözüm isteyen kişiler için bir seçenek olan saç ekimi, temel olarak ense bölgesinden çıkarılan köklerin, saç kaybı oluşan bölgeye yerleştirilmesidir.

Ensedeki Saçlar Neden Dökülmez?

Saç ekiminde ense bölgesinin kullanılmasının sebebi; ense bölgesindeki saç köklerinde, androjen reseptör seviyesi düşüktür.  Androjen seviyesi düşük olduğundan, ense bölgesindeki saç kökleri 5a-redüktaz tip 2 enziminden etkilenmez. Etkilenmediği için de ense bölgesinde saç kaybı görülmez.

Örneğin; hadım olan erkeklerde, genetik yatkınlık bulunsa da, androjen hormonu bulunmadığı için genetik saç dökülmesi olarak ifade edilen androgenetik alopesi görülmez. Örnekten anlaşıldığı üzre; androjen seviyesinin yüksek olması dökülmeyi tetikleyen bir unsudur.

Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da genetik saç dökülmesine karşı çok sayıda seçenek olmasına rağmen, şuana kadar kullanılan ilaçların, bitkilerin veya kozmetik ürünlerin etkileri anlık olmaktan öteye gidememiştir [19]. Saç dökülmesine karşı kalıcı bir çözüm sunan saç ekimi ise; artarak devam eden bir grafikle hem kadın hem de erkekler tarafından tercih edilen bir yöntem olmayı sürdürmektedir [20].

Saç Ekimi Acıtır Mı?
Detaylı bilgiye hairsix.com.tr/sac-ekimi-aci-verir-mi/ bağlantısından erişebilirsiniz.
Kaynakça
[1] Ahu Yorulmaz, ‘’Androgenetik Alopesi’’, Journal Of Contemporary Medicine,  Sayı 6 (3), s: 248, 2016.

[2] Server Serdaroğlu ve Öykü Maraşoğlu, ‘’Androgenetik Alopesi’’, Türkiye Klinikleri J Cos Dermatol-Special Topics, Sayı 3 (1), s:70, 2010.

[3] VK. Soni, ‘’Androgenetic alopecia: A counterprductive outcome of the anabolic effect of androgens’’, Med Hypotheses, Sayı 73, s:420-6, 2009.

[4] Neslihan Şendur ve Göksun Karaman, ‘’Androgenetik Alopesi’’, Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 1 (3), s:40.

[5] RD. Sinclair ve DC Gan, ‘’Prevalence of male and female pattern hair loss in Maryborough’’ J Investig Dermatol Symp Proc, Sayı 10 (3), s:184-189, 2005.

[6] N. Prager ve Diğerleri, ‘’A randomized, double-blind, placebocontrolled trial to determine the effectiveness of botanically derived inhibitors of 5-alpha-reductase in the treatment of androgenetic alopecia’’, J Altern Complement Med, Sayı 8, s:143-52, 2002.

[7] Zekayi. Kutlubay ve Özge. Karakuş, ‘’Hair Mesotherapy’’, Hair Their Transplant, Sayı 2, s:1, 2012.

[8-9- 10] Ercan Karabacak ve Bilal Doğan, ‘’Saç bakım ve tedavisinde doğal ürünler’’, Türkderm, Sayı 48, s:62, 2014.

[11-12] Ahu Yorulmaz, ‘’Androgenetik Alopesi’’, Journal Of Contemporary Medicine,  Sayı 6 (3), s: 253, 2016.

[13-14-18] İdil Ünal, ‘’Kadınlarda Androgenetik Alopesi’’, Türkdem, Sayı 48, s:34, 2014.

[15] Y. Turan ve diğerleri, ‘’Platelet rich plasma and dermatology’’, Dermatoz, Sayı 2 (3), s:35-60, 2011.

[16] Vedamurthy M. Mesotherapy'den aktaran Ercan Çalışkan- Halis Bülent Taştan, ''Mezoterapi ve PRP Uygulaması Komplikasyonları ve Tedavisi''. J Cosm Dermotol-Special, Sayı 5 s: 20, 2012.

[17] Ercan Çalışkan ve diğerleri, ‘’Mezoterapi ve PRP Uygulaması Komplikasyonları ve Tedavisi’’, Türkiye Klinikleri J Cosm Dermatol-Special Topics, Sayı 5 (3), s:20, 2012.

[19] Neslihan Şendur ve Göksun Karaman, ‘’Androgenetik Alopesi’’, Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 1 (3), s:39.

[20] Ahu Yorulmaz, ‘’Androgenetik Alopesi’’, Journal Of Contemporary Medicine,  Sayı 6 (3), s: 248, 2016.