Bu Makalede Hangi Konular Var?

Saç Ekimi Nedir?

Saç nakli, saç transplantasyonu ve saç restorasyonu olarak da bilinen saç ekimi; hastanın iki kulak arasındaki dökülmeye dirençli donör bölgesinden toplanan saç köklerinin, saçsız alana taşınmasıyla gerçekleştirilen bir tedavi yöntemidir. Genetik kaynaklı saç dökülmesinin yanı sıra; stres, kaza ve çevresel nedenlerden dolayı da ortaya çıkabilen saç kaybı sorununda, hastanın durumuna göre ilaç, vitamin, mineral ve/veya saç ekimi operasyonu ile tedavi edilebilmektedir. Çoğunlukla erkek tipi saç dökülmesi yaşayan hastaların estetik kaygılarla başvurduğu saç ekimi operasyonları, yaklaşık olarak 6 – 8 saat sürmektedir.

Bilimsel kaynaklardan faydalanılarak hazırlanan bu makalede, saç ekimi hakkında merak edilen tüm konular ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.

Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Kişinin donör bölgesinden alınan saç köklerinin, kafa derisinde dökülmüş olan bölgelere yerleştirilmesiyle gerçekleşen saç ekimi operasyonlarında; sıklıkla dökülmeye dirençli iki kulak arası bölge donör bölge olarak kullanılsa da; göğüs, sırt, kol gibi vücudun diğer alanları da donör bölge olarak kullanılabilmektedir. Donör bölgeden toplanan greftler saçsız alana olduğu gibi taşınmaz. Öncesinde ayrıştırılarak operasyon için hazır hale getirilir, çünkü greftler içeriği itibarıyla, bünyesinde bir veya birden fazla saç kökü bulunduran dokulardır. Bu bağlamda, saç nakli operasyonları temel olarak greftlerin toplanması, kanalların açılması ve saç köklerinin ekilmesi aşamalarını izler. Bu aşama takip edilirken, saç ekim sürecinin izlediği bir sıra vardır:

  1. Anestezi,
  2. Greftlerin çıkarılması,
  3. Saç köklerinin ayıklanması ve saklanması,
  4. Kanalların açılması,
  5. Köklerin Yerleştirilmesi.

Anestezi

  • Saç ekimi yaptıracak hasta, steril önlüğü giydikten sonra, saç ekimin yapılacağı odaya alınır.
  • Saç derisine uygulanan lokal anestezi, operasyon esnasında ağrı ve acı hissini ortadan kaldırmak için kullanılmaktadır. Bölgesel olarak sinirleri uyuşturmaya yarayan lokal anestezi sayesinde kişi operasyon esnasında herhangi bir ağrı veya acı hissetmez.
  • Anestezi aşaması öncelikle greftlerin toplanacağı donör alana uygulanır.
  • Yaklaşık 20 dakika bekledikten sonra donör bölge greftin toplanması için artık hazırdır.
  • Uyuşturma bölgesel olduğu için operasyon süresi boyunca hastanın bilinci açıktır. Öyle ki operasyon işlemi boyunca TV izleyebilir, kitap – gazete okuyabilir.
  • Eğer işlem sırasında gerekli görülürse aynı bölgeye tekrar lokal anestezi uygulanabilir.
  • Eğer kişinin iğneye karşı bir fobisi varsa, lokal anestezi öncesi hastaya sedasyon gazı verilir.
  • Sedasyon uyku hali yaratan bir anestezi türü olmaktadır. Uyku gazı olarak da bilinen sedasyon kişiye solunum soluyla verilir. Kısa süreli bir baygınlık yaşayan kişi, böylece lokal anestezi sırasında iğnenin etkisini hissetmez.

Greftlerin  Çıkarılması

  • Saç ekiminin temel aşamasıdır. İşlem saç köklerinin çevresinde pisamen aletiyle mikro kesikler meydana getirilip, gevşetilen saç köklerinin micropen-set aletiyle toplanması prensibine dayanır.
  • Ekim için gerekli kökler, donör bölge olarak belirlenen, ense bölgesinden (operasyonlarda genellikle genetik dökülmeye dirençli olan bölge) çıkarılır.
  • Saç kökleri ikişer, üçer ya da dörder gruplar halinde toplanmaktadır. Çünkü her greftin içerisinde yer alan saç kökünün sayısı belli değildir. Bazı greftin içerisinde 4 tane saç kökü yer alabileceği gibi, bazı greftin içerisinde sadece 1 tane saç kökü yer alabilir. Bu durum kişiden kişiye göre de farklılık göstermektedir.
  • Donör bölgeden, belirlenen ölçüde greftin toplanması şeklinde gerçekleştirilir. Saç kökleri bu greftlerin içerisinde bulunmaktadır.
  • Toplanma işlemi belirlenen tekniğe göre, manuel, motorlu veya otomatik robot yardımıyla gerçekleşir.
  • Köklerin çıkarılmasını sağlayan punch uçlar, saç telinin inceliği ya da kalınlığına göre belirlenir. İnce saçlar için daha küçük mm’lik uçlar kullanılır, kalın saçlar için daha büyük mm’lik uçlar kullanılır.
  • Yaklaşık 2 ila 4 saat arasında süren greft çıkarma işleminden sonra, öncelikle çıkarılan bu greftler temizlenir.
  • İçlerinden saç kökleri ayıklanır, sayılarına göre ayrıştırılır ve içerisinde serum olan petri adındaki cam kaba koyularak, ekime hazır hale getirilir.
  • Ekim işlemi gerçekleştirilene kadar, ayrıştırılan kökler, sağlıklı ve canlı kalması için soğuk bir ortamda bekletilir.
  • Greft çıkarma işlemi tamamladıktan sonra, ense bölgesine pansuman yapılır ve bölge bandajlanarak, greft çıkarma işlemi sonlandırılır.

Saç ekiminden sonra donör bölgede hasarlı bir görüntü oluşmaması için greft toplama işlemi eşit bir düzen içerisinde yapılmalıdır.

Saç Köklerinin Ayıklanması ve Saklanması

  • Saç Köklerinin Ayıklanması: Saç kökleri çıkarılırken greftler halinde çıkarıldıkları için saç kökleri dışında içerisinde doku ve deri parçaları da yer almaktadır. Toplanan köklerin ekime hazır hale getirilmesi için bu doku ve deri parçalarından ayrıştırılması gerekir. Vücut dışında olduğu için canlılığını kaybetme riski taşıyan bu kökler ayıklanırken, olası bir saç kaybın yaşanmaması için oldukça dikkatli davranılmalıdır. Tek tek ayıklanan saç kökleri sayılarına göre özel bir solüsyon içerisine yerleştirilir ve ekime hazır olarak bekletilir.
  • Saç Köklerinin Saklanması: Saç kökleri vücut dışında ne kadar uzun süre beklerse canlılıklarını yitirmeleri de o kadar çabuk olur. Bu nedenle cam petri içesine yerleştirilen saç kökleri soğutucu dolaplara konulur. Bu dolaplar ortalama 2-8 derece arası olan bir soğukluğa sahiptir. Ayrıca saç kökleri serum içerisinde bekletilirken, PRP ya da saç mezoterapisi gibi çeşitli ek destekleme yöntemlerinden de yararlanılmaktadır. Saç ekim işlemlerinin 4-5 saati bulduğu düşünüldüğünde, saç köklerinin doğru koşullar altında saklanmasının saç ekim başarısı için ne derece önemli olduğu anlaşılmaktadır.

Kanalların Açılması

  • Greftler çıkarılıp, ekim için uygun ortamda saklama koşulları oluşturulduktan sonra kanal açma işlemine geçilir.
  • Kanal açma işlemi, ekim yapılacak saçsız alana, çıkarılan saç kökü kadar, saç kökünün büyüklüğüne göre mikro delikler açılmasıdır.
  • Mikro delikler açılırken saç kökünün yönü, açısı ve büyüklüğü kanal açma işleminde en çok dikkat edilmesi gereken etmenlerinden olmaktadır.
  • Greftlerin yerleştirileceği kanallar açılırken sagittal, lateral ve perkütan gibi farklı teknik ve aletler kullanılabilir. Amaç açılan kanal ile greftin boy ve kalınlık bakımından eşit olmasıdır [1].
  • Elde edilen greft sayısına göre kanal açıldığından süre değişiklik gösterse de ortalama 2 ila 4 saat arası sürebilir. Örneğin 2 bin gret toplanmışsa, 2 bin tane mikro delik açılmalıdır.
  • Kanal açıları yaklaşık 30-45 derece arası değişen olmalıdır. Doğru yönde açılan açı, saçların bir uyum içerisinde çıkmasını sağlar.
  • Ön alın çizgisi için önerilen 30 derecelik açı, şakak bölgesi için 45’e kadar çıkan eğim. Tepe bölgesine doğru ilerledikçe ise saç ekiminde 60 dereceye ulaşan bir açıdan bahsedilir. Ense bölgesine inildikçe ise yeniden darlaşmaya başlayan bir açı kullanılır.
  • Ön alın çizgisi için açılan kanallarda ayrıca tek sıra halinde düz bir şekilde değil de, doğallığı yakalaması için girintili çıkıntılı bir yol izlenmeli.
  • Kanallar açılırken derinliğin damar hasarına yol açmayacak derinlikte oluşturulması gerekir [2].
  • Uygun derinlikte olmadığı takdirde saç köklerinde sivilcelenme oluşabilir, hatta ekilen saçlar yerleştirilen bölgeye tutunmayabilir.
  • Yapılacak saç ekiminde başarıyı etkileyen pek çok etmenin arasında kanalların açılması oldukça önemlidir. Kanal açma saç ekiminde doğallığı etkileyen en önemli aşamayı oluşturur.

Köklerin Yerleştirilmesi

  • Saç ekiminin son aşamasıdır. Mikropen-set isimli aletle saç kökleri alınıp, önceden açılan kanallara yerleştirilir. Böylece açılan mikro deliklere saç köklerinin yerleştirilmesiyle operasyon tamamlanır.
  • Saç kökleri hassas olduğundan, herhangi aksi bir duruma meydan vermemek için pensetle alınırken ucundan tutulup, yerleştirilmelidir [3].
  • Saç ekimi işlemi, ekilecek greft sayısına göre 3 ila 8 saat arası değişen sürede tamamlanır.
  • Ekim işlemi tamamlandıktan sonra ise ekim yapılan alan bandajlanmamaktır. Üzerinde gelebilecek her türlü baskı kökün tutma ihtimalini etkileyeceğinden açıkta bırakılır.

Saç Ekimi Yöntemleri Nelerdir?

Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte sağlık alanında da önemli atılımlar sağlanmış ve saç ekim cerrahisi de son zamanların önemli girişimlerinden biri olarak bilinmektedir. Geniş ve büyük greftlerin yerine, foliküler ünite greftler gelmiş, yeni teknikler geliştirilerek hem kadınlar hem de erkeklerde uygulanmaya başlanmıştır. Özellikle FUE tekniği ile, izsiz, dikişsiz, kesiksiz saç ekim operasyonları mümkün hale gelmiştir.

FUE Saç Ekimi Yöntemi

İlk kez 2002 yılında uygulanmaya başlanan FUE, saç köklerinin enseden şerit halinde değil de, punch isimli iğnelerle tek tek toplanmasıdır. FUE’nin saç ekimine getirdiği bir diğer önemli yenilik ise, donör bölge olarak sadece ense değil, vücudun diğer kısımlarının da kullanılması olmuştur. Aynı zamanda FUE yöntemi sayesinde, iz kalma durumunu da ortadan kaldırmıştır. FUE’nin ortaya çıkışıyla sağlanan kolaylık saç nakli operasyonlarının sayısının artmasına da neden olmuştur. FUE’nin ilk ortaya çıktığı zamanlarda, saç kökleri manuel punç yardımıyla alınmakla birlikte, bugün saç ekim operasyonlarının daha hızlı yapılmasına imkân tanıyan mikro motor kullanılmaktadır.

  • Manuel Punç:

Çeşitli boyutta uçlara sahip, kaleme benzeyen pisamen yardımıyla uygulanan yöntemde, kökler tarafından elle gevşetilir, micropen-set cihazıyla teker teker toplanır. Gevşetme işlemi el ile yapıldığından işlem biraz daha zaman alır. Bu nedenle genellikle bölgesel saç dökülmesi ve sakal, kaş gibi az greft gereken operasyonlarda tercih edilmektedir.

  • Mikro Motor:

Otomatik dönme özelliği olan bu punçlar da çeşitli boyutlara sahiptir. 0.6-0.8 mm çapındaki bu uçlar mikro-motor cihazına yerleştirilir, saç kökleri etrafında mini delikler delikler açarak köklerin alınacağı alanı gevşetir. Sonrasında tıpkı manuel punçta olduğu gibi micropen-set yardımıyla toplanır. Böylelikle saç kökleri daha hızlı toplanmış olmaktadır. Kullanılacak uçların çapları saç tellerinin kalınlığına göre belirlenmektedir.

  • Altın Uçlu FUE:

Saç ekiminin yapılma süreciyle ilgili FUE’den hiçbir farkı olmayan Altın Uçlu FUE’nin tek farkı kullanılan tüm aletlerin altından yapılmasıdır. Yine aynı şekilde saç kökleri mikro-motorla gevşetilir, pen-set isimli cımbızla toplanır ve kanallara yerleştirilir. En önemli katkısı ise vücut ile uyumlu maden olmasından dolayı iyileşme daha hızlı gerçekleşmektedir.

  • PRP Destekli FUE Saç Ekimi:

PRP destekli FUE saç ekimi, FUE yönteminin aynısı olmakla birlikte; operasyon esnasında ve/veya sonrasında hastanın saç diplerine PRP enjekte edilmesinden dolayı bu adı almıştır. PRP destekli saç ekiminde amaç, saç köklerinin PRP ile beslenmesini sağlamaktır.

Robotik Saç Ekimi

Robotik saç ekimi, FUE yöntemi temelli yapılan bir greft toplama tekniğidir. Greft toplama sürecinin robot tarafından yapıldığı bu teknikle, kanalların açılması ve yerleştirilmesi doktorlar tarafından yapılmaktadır. Bu teknikle kafa her taraftan fotoğraflanarak bilgisayar ortamında üç boyutlu hale getirilir. Hangi alanın dönör sıklığı daha yoğun, hangi alana daha fazla saç kökü gerekli bilgisayarlı ortamında hesaplanıp, planlanır. Daha net gözlemleme imkânı tanıyan bu yöntemle doktor tarafından kullanılan uzaktan kumandayla robot, çift odacıklı iğnesiyle donör bölgeden kökleri toplar [4]. Bu tekniğin en önemli avantajı ise saç kökü etrafında çok küçük kesiler açtığından, bölgenin daha çabuk toparlanması sağlanır. Yöntemin dezavantajı ise ekim yaptıracak kişi için daha maliyetli olmaktadır.

Dhi Saç Ekimi (Direkt Saç Ekimi)

DHİ kısaca FUE saç ekiminin iki farklı aşamasının özel uçlu kalem sayesinde tek hamlede yapılmasıdır. Nitekim saç ekimi kalem tekniği ile gerçekleştirilmektedir. FUE saç ekimiyle saç kökleri toplanır, ekim öncesi saçsız alana kanal açılır ve toplanan kökler saçsız alana ekilir. DHİ saç ekimiyle ise toplanan saç kökleri choi isimle aletle, ayrı kanal açma işlemine girişmeden direkt saçsız alana yerleştirilir [5]. İnce ve keskin bir uca sahip olan choi aracılığıyla kökler direkt saçsız alana nakledildiğinden, köklerinin dışarıda kalma süresi de düşer. Bu saç ekim operasyonlarında, köklerin oksijensiz kalma durumunu düşürürken, ekim işlemlerinde daha yüksek verim anlamı taşımaktadır [6].

Görüldüğü gibi saç ekim tekniğinde FUE popülerliğini korumaktadır. Geliştirilen medikal aletler ve cihazlar sadece FUE saç ekimi operasyonlarını kolaylaştırıcı adımlar olmayı sürdürmektedir.

Kanal Açma Teknikleri

Saç ekiminde başarıyı etkileyen pek çok etken olsa da kanal açma, ekimin doğallığını etkileyen en önemli noktayı oluşturmaktadır. Saç ekim operasyonunun 2. basamağını oluşturan kanal açma aşamasında, greftlerin yerleştirileceği kanallar açılırken, farklı teknik ve aletler kullanılabilir. Önemli olan greftin boy ve çapına eşit kanalın açılmasıdır [7]. Aynı zamanda toplanan greft sayısı kadar kanal açılmasına da dikkat etmek gerekmektedir. İnce ve keskin uçlu aletler kullanılarak gerçekleştirilen kanal açma işleminde de greft toplama öncesinde olduğu gibi anestezi uygulanmaktadır. Yaklaşık 2-3 saat süren kanal açma işleminde dikkat edilecek 3 husus bulunmaktadır.

  • Açı: Saçın ekim yaptırmamışcasına orijinal görüntü vermesinde işe yarar. Uygun açı belirlenirken genellikle saç çizgisinde 20 ila 45 derecelik bir açı ile oluşturulması önerilmektedir [8].
  • Derinlik: Derinlik, ekilecek saç köklerinin açılan kanallara yerleştirilerek, yeni yerine uyum sağlaması açısından önemlidir.
  • Kanalların Yönü: Kişinin kendi saçıyla bir bütün gözükmesini sağlar.

Kanal açma teknikleri 3 başlıkta toplanmaktadır. Bunlar:

  1. Sagittal Slit,
  2. Lateral Slit ve
  3. Perkutan Slit.

Sagittal Slit

Kanallar bu teknikle dikey çizgiler şeklinde açılır. Kan damarları yönünde dikey olarak açılan kanallarla, kanamanın azaltılması sağlanır. Daha çok bol miktarda saçın mevcut olduğu durumlarda tercih edilmesi önerilirken, eski bir yöntem olduğu da bilinmelidir [9]. Sağladığı en önemli avantaj ise köklere vereceği hasarın az olması nedeniyle tıraşsız ekimlerin daha rahat yapılabilir olmasıdır.

Lateral Slit

Doğru açının yakalanmasında oldukça avantajlı olan bu teknikte, kanallar yatay olarak açılmaktadır. Özellikle kanal açma işlemi için tasarlanan bu yöntem özel kesici uçlarla yapılır. Hatta bu nedenle kalem tekniği veya iğneli teknik tanımlaması da kullanılmaktadır. Bu teknik özellikle ön alın çizgisi ve şakak bölgelerinde sağladığı doğallık nedeniyle kullanımını arttırmıştır. Küçük kanallar açma başarısı nedeniyle oldukça hızlı bir iyileşme de sağlamaktadır.

Perkutan Slit

Klasik slit yöntemi yerine kanallar yuvarlak olarak açılır. Mikro uçlu iğneler aracılığıyla birbirine yakın daha fazla kanal açılabildiğinden, yeterli greft toplanması halinde daha yoğun saç ekimleri gerçekleştirilebilmektedir. Bu yüzden de diğer kanal açma yöntemlerine göre daha uzun bir süreyi alır. Sağladığı avantajlar ise, daha küçük iğnelerle yapıldığından lateral tekniğe göre, iyileşmenin daha kısa sürmesi. Diğeri ise kanal açılırken deri altına verilen sıvının az kullanılmasından, ekim sonrası oluşan ödemin daha az yaşanmasıdır.

Saç Ekimi için Uygun musunuz?

Saç dökülmeleri stres, hastalık, beslenme bozukluğu, gebelik, hormonal ve genetik kökenden dolayı ortaya çıkan bir durumdur. Bazı dökülme tipleri çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilirken, bazıları kendiliğinden geçer, bazıları ise yapılan tüm müdahalelere rağmen geçmeyebilir. Dökülmenin tipine göre önerilen ilaç ve vitamin-mineral takviyeleri dökülmeleri bir süreliğine yavaşlatsa da, genetik kaynaklı saç dökülme türlerinde tedavi yöntemi olarak saç ekimi önerilmektedir. Bunun öncesinde ise hastanın ekim için uygun olup olmadığını belirleyen bazı kriterler bulunmaktadır. Bu kriterler:

  1. Yaş,
  2. Kişinin sağlık durumu,
  3. Saç dökülme tipi,
  4. Kişinin donör bölgesinin elverişliliği.

Yaş

Genetik saç dökülmesinin ne zaman başladığına yönelik kesin bir yaş aralığı olmamakla beraber, 20’li yaşların ortalarında saç dökülmesinin fark edildiği gözlemlenmiştir. Ancak bu dökülme hızı ve süreci kişiye göre değişebileceğinden saç ekimi yaşı için şu yaş uygundur demek pek mümkün olamıyor. Dolayısıyla saç ekim doktorları dökülme hızı, dökülme seviyesi, saçın yapısı, kişinin psikolojisi gibi çeşitli etmenleri göz önünde bulundurmuşlardır. Nitekim ekim işlemi için yaş kişiye göre değişen ölçütlere dayandığından nokta atışı bir yaş söylemek zordur. Ancak kabul görülen yaş aralığı genellikle 22-65 yaş arası olmaktadır.

Sağlık

Saç ekimi işlemlerinin yapılabilmesi için kişinin sağlık durumunun da el vermesi gerekmektedir. Psikolojik bozukluklar, epilepsi, mental rahatsızlıklar, anestezik ilaçlara alerji ve gebelik gibi durumlarda da saç ekimi operasyonu yapılmamaktadır. AİDS, Hepatit B ve C, HİV, kanser gibi hastalıklarda da ekim yapılmazken, şeker, kalp, tansiyon gibi durumlarda ise doktor izni olmalıdır. Bu hastalıklar kişinin saç ekimi operasyonu geçirmesinde bir engel teşkil etmezken, kişiye göre değişen durumlar çeşitli komplikasyonların yaşanma ihtimalini doğurabilir. Bu nedenle saç ekim operasyonu öncesinde kişinin hastalığını teşhis eden doktorun izni oldukça önemlidir. Ki aynı zamanda saç ekim doktoru da ekim öncesinde çeşitli tetkikler yaparak, kişinin ekim işlemi için uygun olup olmadığına bakmaktadır.

Saç Dökülme Tipleri

Her saç dökülmesi problemi saç ekimi yapılmasını gerektirmeyeceği için öncelikle saç dökülme tipinin belirlenmesi gerekir. Çünkü saç dökülme tipi, saç ekimi ameliyatı yapılıp, yapılmayacağını belirlemektedir. Belirlenen analizler sonucu ortaya çıkan kellik, genetik dökülme olarak geçen erkek tipi saç dökülmesiyse, saç ekimi için kişi uygundur demektir. Ancak yapılan analizler sonucu ortaya çıkan dökülme tipi, kadın tipi saç dökülmesiyse saç ekimi de bazen çözümsüz kalmaktadır. Kadın tipi saç dökülmesi saç derisinin geneline yayılan seyrekleşme şeklinde yaşandığından, ekim için donör alan istenilen sonucu veremeyebilir. Ek olarak, hormonal sebepler, stres, hastalık sonucu meydana gelen dökülmeler çoğunlukla geçici olduğundan zaten ekim gerekmemektedir. Bunun dışında saç ekimi işlemi için yapılan analizlerde dökülmesinin tipi kadar, seviyesi de önemli olmaktadır. Başarılı bir ekim işlemi için saç dökülme seviyesi hem belirli bir seviyeyi geçmemiş olmalı hem de yeni başlamış olmamalı. Yeni başlamış bir dökülme devam edeceğinden, erkenden yapılmış bir saç ekimi işlemi, istenmeyen bir görüntüye neden olabilir.

Donör Bölgenin Uygun Olması

Saç ekim operasyonlarında kıl kökleri, donör bölgeden alındığından bu alanın saç kökü bakımından uygun olması, ekimde başarıyı belirleyen önemli kıstastır. Buradaki saç köklerinin seyrek ve güçsüz olması elbetteki başarıyı sekteye uğrattığından, güçsüz bir donör alanına sahip kişide ekimi zorlaştıracaktır. Ki saçsız alanın daha geniş olduğunu düşünülürse, saç ekiminde istenilen sonuç ne yazık ki alınamayacaktır.

Kısacası, saç ekimi, donör bölgesinde gerekli saç köküne sahip, saç dökülmesini tamamlayan ve herhangi bir sağlık problemi olmayan kişilere uygulanabilmektedir.

Saç Ekimi Öncesi Mutlaka Bilinmesi Gerekenler

  1. Operasyon öncesi uygulanan lokal anestezi sayesinde, hasta herhangi bir ağrı, sızı veya acı hissetmez. Öyle ki, kişi operasyon sırasında gazete-dergi okuyabilir, TV izleyebilir. Sadece ekim yapılacak alanda duyu kaybı oluşturduğundan hastanın bilinci etkilenmeden saç ekimi acısız bir şekilde gerçekleştirilir.
  2. Her dökülme çeşidi, ekim için uygun değildir. Dökülme çeşidi kalıcıysa saç ekimi yapılmaktadır.
  3. Ekim yaptırmadan önce, saç dökülme çeşidi ve seviyesi bilinmelidir. Bunun için erkek tipi kellik için Norwood ölçeğinden, kadın tipi saç dökülmesi için Ludwig ölçeğinden yararlanılabilinir.
  4. Birçok saç ekim merkezi ücretsiz saç analizi yaptığından saç dökülme seviyenizi belirlemek için bu merkezlerden de yararlanılabileceği unutulmamalıdır.
  5. Kalıcı saç dökülmesini ilaçla durdurmak mümkün değildir, ilaç; ancak var olan dökülmeyi yavaşlatabilir.
  6. Saç ekim operasyonları için sadece kişinin kendi kıl kökleri kullanılmaktadır.
  7. 5 binden fazla greft kullanılması, donör bölgede riski bir durum oluşturabileceğinden bu sayısının üstüne çıkılması önerilmemektedir.
  8. Ekilen saçlar dökülmeye dirençli ense bölgesinden alındığı için, sonrasında ekilen saçlar dökülmemektedir. Dökülse de bu ileri yaşlılık sürecinin getirmiş olduğu normal dökülme seyridir.
  9. Operasyonun süresi uygulanan tekniğe göre farklılaşsa da ortalama 5-6 saat sürer.
  10. Saç ekimi işlemi kalıcı bir çözüm sunduğu için ekimi gerçekleştirecek doktor seçilirken dikkatli davranmak gerekmektedir.
  11. Kişi için uygun doktor seçerken, aynı zamanda operasyonu yapan ekip hakkında da bilgi alınabilinir.
  12. Saç ektirme operasyonu zor olmasa da cerrahi bir operasyon olduğundan, güzellik merkezleri gibi yerlerde yapılmadığına, hastane ortamında gerçekleştirildiğinden emin olunmalıdır.
  13. Operasyonlarda donör bölgenin verimli olması, işlemde başarı etkileyen en önemli unsurdur. Kişi öncelikle kendi saç tipinin bilincinde olarak hareket etmeli ve ticari amaçlı yapılan vaatlere kanmamalı.
  14. İnternet üzerinden araştırma yapılırken, açılan sahte hesap ve reklam amaçlı yapılan yorumlara da denk gelebileceği unutulmamalıdır.
  15. Saç ekimi fiyatları ülkeye, şehre, ekim yapılacak merkeze göre değiştiği gibi doktora ve ekim için toplanan greft sayısına göre değişiklik gösterebilmektedir.

Saç Ekimi Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? 

  • Ülkemizde saç ekimi operasyonlarının sadece doktorlar tarafından yapıldığı bilinmeli, bununla birlikte ekim yapılacak merkezin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış olmasına dikkat edilmeli, “merdivenaltı” olarak tabir edilen yerlerden uzak durulmalıdır,
  • Saç ekimi cerrahi bir işlem olduğu için, işlemin steril bir ortamda gerçekleştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır,
  • Saç ekimini yapacak doktorun, hekimlik diploması hastanın görmesini sağlayacak bir alanda olmalıdır. Saç ekim merkezine giderken bu ayrıntı gözden kaçırılmamalıdır,
  • Saç ekimini gerçekleştirecek ekip hakkında da bilgi alınabilir,
  • Vaat edilen ve sunulan imkânların doğruluğu kontrol edilinebilir,
  • Operasyonla ilgili merak edilen tüm sorular doktora danışılmalıdır,
  • İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte birçok insan, merak ettikleri konuları internette araştırmaktadır. Saç ekimi konusu da bunlardan bir tanesidir. Saç ekimi nasıl yapılır, saç ekimi süreci nasıl gerçekleşir, doktor seçimi neye göre yapılır gibi sorular ışığında bilgileri internette araştırırken, reklam ve pazarlama amacıyla oluşturulan içeriklerin olabileceği de unutulmamalı, farklı kaynaklardan karşılaştırılmalı olarak incelenmelidir,
  • Gerekli analizler ve tetkikler yapılıp, kişinin ekim için uygunluğu anlaşıldıktan sonra, daha önce ekim yaptıran kişilerle konuşmak yararlı olacaktır. Ancak tek bir kişiyle konuşmak yerine süreci yaşamış birden fazla kişiyle görüşmek karar sürecinde hastaya yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, yönetmelik gereği, gazete-tv-sosyal medya gibi mecralarda öncesi/sonrası fotoğrafları paylaşılması yasaktır. Fakat, ön görüşmeye gidilen saç ekim merkezinden, hasta referansları istenebilmektedir,
  • Saç ekimi karar aşamasında birden fazla saç ekim merkezini gezmek, karar verme sürecininde hasta açısından doktor seçimini olumlu etkileyebilecektir. Farklı doktorlardan görüş almakta fayda olabilir.

Saç Ekimi Karar Aşaması 

  1. Ön Görüşme:Yapılan araştırma sonucu, seçilen saç ekim merkezi için bir ön görüşme ayarlanır. Ön görüşme operasyon günü öncesi saç ekimi doktoruyla tüm ayrıntıların konuşulup, operasyon gününün belirlenmesi için yapılan görüşmedir. Ön görüşme genellikle ya telefon üzerinden ya web sitesi üzerinden ya da sosyal medya hesapları kullanılarak randevu alınmasıyla gerçekleşmektedir. Randevular alınırken ya da randevu günü doktorla görüşmeden önce hastayla ilgili çeşitli bilgiler içeren bir formun doldurulması da beklenmektedir. Ön görüşmede saç ekimi doktoru, saç ekimi öncesi nasıl bir yol izleneceği hakkında hastayı bilgilendirmektedir. Çoğunlukla saç analizinin de yapıldığı bu görüşmeler, analiz sonucu ekilecek greft sayısı ve uygulanacak saç ekimi yönteminin de konuşulduğu konuları içermektedir.

Saç Ekimi Doktoruna Hangi Sorular Sorulabilir?

Saç ekimi kararını vermek zorlu bir süreci içine aldığından, ekim yaptıracak kişi aklına takılan tüm soruları net bir şekilde sormalıdır.

  • Ekim için uygulanacak tekniğin hangisi olduğunu,
  • Ekim işleminin kaç kişilik bir ekip tarafından gerçekleştirileceği,
  • Mevcut saç köklerinin yeterli gelip, gelmeyeceğini,
  • Operasyon sonrası başarı oranının hangi seviyede olacağı,
  • Operasyon öncesi ve sorası nelere dikkat edileceği,
  • Ekim işleminin ne kadar süreceği gibi ve benzeri sorular saç ekimi doktoruna sorulmalıdır.
Saç ekimi için uygun musunuz ?

Karar aşamasının en önemli adımı saç ekimi için uygun olup olunmadığına emin olmak. Bunun için de saç analizi yaptırmak gerekir. Birçok saç ekim merkezi bu muayeneyi ücretsiz olarak yapmaktadır. Saç dökülmesinin nedenleri, çeşidi, seviyesi, saç köklerinin alınacağı donör bölgenin kalitesi ve uygunluğu bu muayeneler sonucu ortaya çıkmaktadır.

Saç Ekimi Operasyonuna Hazırlık Aşamaları

Saç ekim işlemiyle ilgili tüm içeriği detaylı bir şekilde anlatan ve hastayı bilgilendiren form hasta tarafından imzalanarak, hastanın onayı alınır. Ayrıca hastaya, detaylı bilgilerin yer aldığı kitapçık ve broşürler de verilip, süreci okuması sağlanmalıdır. Sürecin yaklaşık 1 yıl boyunca devam edeceği konusunda da hastayı bilgilendiren doktor, saçların çıkışının bu süre boyunca devam ettiğini açıklamalıdır. Tüm süreç detaylı bir şekilde masaya yatırıldıktan sonra, ekim işlemi için gerekli hazırlıklara geçilir.

Saç Analizi

Saç analizi saç ekim merkezleri ve hastanelerde, dermatolog ve plastik cerrahlar tarafından ücretsiz olarak yapılabilmektedir. Bilgisayar destekli mikro görüntüleme cihazlarıyla yapıldığı gibi, el yordamıyla da yapılabilen saç analizi yaklaşık 10-15 dakika içerisinde tamamlanır. Saç analizi saçın dökülme seviyesini, çeşidini, donör bölgenin saç kökü bakımından yoğunluğunu belirleyerek; kişinin ekim için uygun olup olmadığını ortaya koymaya yarar. Saç dökülmesi belirli bir seviyeye gelmeden ise saç ekimi işlemi önerilmemektedir. Saç analizi sonrasında; kadın tipi saç dökülmesi yaşayanlara, donör bölgesinde ekim için yeterli saç köküne sahip olmayanlara ve saç dökülmesi yoğun olarak devam edenlere saç ekimi yapılmayabilir. Kişinin saç ekimi için uygun olup olmadığının anlaşılması nedeniyle yapılan saç analizi genellikle ön görüşme esnasında tespit edilir.

Kan Testi

Saç ekimi araştırması sonucu, ekim merkezine karar veren kişi, saç analizini yaptırdıktan sonra işlem için artık hazırdır. Operasyon günü hastadan 2 tüp kan örneği alınır ve tam kan sayımı, kanama ve pıhtılaşma zamanı, kan şeker düzeyi gibi bir takım testler için laboratuvara gönderilir [10]. Cerrahi bir operasyon olduğu için kişinin sağlık durumunun, operasyona el verip, verilmediğine bakılır. Ayrıca yapılan kan testlerinde HİV, Hepatit B, Hepatit C, diabet, kolestrole de bakılır. Eğer söz konusu kan tahlillerinden sonra HİV, Hepatit B, Hepatit C gibi bir hastalık durumu çıktıysa saç ekimi yapılmaz. Saç ekimi esnasında ve sonrasında olası bir problemle karşılaşmamak hastanın hayatını riske atmamak için kan testi mutlaka yapılmalıdır. Ayrıca saç ekimi operasyonu gerçekleşmeden hastanın kullandığı bir ilaç ya da rahatsızlığı varsa ekim doktoru önceden bilgilendirmelidir.

Saç Ekimi Operasyonu Hangi Hastalıklarda Yapılamaz?

  • Hepatit B, Hepatit C gibi hastalıklar bulaşıcı olduğundan saç ekimi yapılmasını engellemektedir. HİV gibi ciddi hastalıklarla ilgili olarak ise hasta ile doktorun çeşitli riskleri göz önünde bulundurup, bu riskleri değerlendirmesi sonucu saç ekimi gerçekleştirilebilir.
  • Kanda aşırı sulanma ve pıhtılaşma durumu operasyon esnasında zorluk çıkartacağından, öncesinde durumu dengelemek için ilaç verilmesi gerebilir. Ancak pıhtılaşma sorunu hemofili seviyesinde ise saç ekimi işlemi gerçekleştirilmemektedir.
  • Şeker, tansiyon, kalp hastalığı olan kişiler olası komplikasyonlara yok açmamak için mutlaka kendi doktorundan onay alması gerekmektedir.
Saç Ekimi Operasyonu Öncesi Öneriler
  • Saç ekimini olumsuz etkileyeceğinden, operasyon gününden yaklaşık 1 hafta öncesinde alkol ve sigara kullanılmamalı.
  • Operasyondan 1 gün önce ağır yemekler yenilmemeli.
  • Saç ekimi doktorunuza danışmadan öncesinde ilaç kullanılmamalı. Özellikle aspirin gibi kan sulandırıcı etkisi olan ilaçlar alınmamalı.
  • Kahve, çay gibi kafeinli içecekler içilmemeli.
  • Operasyon günü bünyeyi yormayan hafif bir kahvaltı tercih edilmeli.
  • Saçlar operasyon günü yapılacak planlama sonrası tıraşlanacağı için öncesinde hasta tarafından saçlar kısaltılmamalı.
  • Saç ekiminden sonra saçlı deri hassas olduğundan, operasyon günü rahat giyip, çıkarılan bol ya da düğmeli kıyafetler giyilmeli.
Saç Ekimi Planlaması ve Ön Saç Çizgisi

Saç ekim planlaması, özellikle de ön saç çizgisinin belirlenmesi, saç ekiminden sonra saçlara doğallık kazandırmanın ön koşuludur. Saç ekimi planlaması yapılırken, kişinin yüz hatları, saçsız alanın büyüklüğü, donör bölge yeterliliği ve kişinin istekleri baz alınır. Hasta ile koordineli bir şekilde, keçeli kalem yardımıyla kafa bölgesi planlama dahilinde işaretlenir. Yapılan tüm incelemeler sonucu, donör bölgeden maksimum kaç greft toplanacağı ve greftlerin hangi yoğunlukta nerelere ekileceği bu planlama dahilinde gerçekleşmektedir. Bu işlem ise yaklaşık 10 dakika almaktadır.

Başarılı bir saç ekiminin elde edilmesinde bu greftlerin doğru bir şekilde dağıtılması oldukça büyük önem teşkil etmektedir. Saç ekimi planlama süreci içerisinde ön saç çizginin yüz hatlarına uygun bir şekilde belirlemesi ise, bu planlama basamağının en büyük parçasını oluşturur. Doğallığı ciddi olarak etkilediğinden, ön saç çizgisi ekimi yapılırken, saçların açısı ve sırası oldukça önemlidir.

Saç Çizgisinin Belirlenmesi
  • Saç çizgisi alın bölgesinin hemen üstünde, saçlı alanın başladığı yerdir. Saç dökülmesi durumunda bu çizgi giderek yok olur.
  • Saç çizgisi, operasyon günü belirlenen bir işlemdir.
  • Planlama dahilinde kafa derisinde hasta ile birlikte hazırlanan örnek bir çizim oluşturulur. Bu çizim aynı zamanda hastanın onayıyla gerçekleşmektedir.
  • Ön saç çizgisi belirlenirken, ilk olarak saç çizgisinin yüksekliği belirlenmelidir.
  • Saç çizgisi belirlenirken; kaş arası tümsek yüksekliği, saç dökülme türü, yüz anatomisi ve donör bölgenin yeterliliği baz alınmaktadır.
  • Ön saç çizgisi belirlenirken, doğallık için kanallar düz çizgiler şeklinde değil, girintiler şeklinde açılmalıdır [11]. Çünkü saçın doğası gereği, ön alın kısımdaki saçlar, tek sıra olarak değil, dağınık bir şekilde çıkmaktadır.
  • Ön saç çizgisi belirlenirken, çoğunlukla altın oran baz alınarak hesaplansa da, genellikle verilen şekiller V ya da U şeklinde olmaktadır.
Saç Çizgisini Belirlemede Altın Oran

Eski Yunan ve Mısırlılar tarafından keşfedilmiş altın oran, doğada olduğu gibi insan vücudunda ve yüzünde güzellik dengesi oranıdır. Dolayısıyla yüze uygun ön saç çizgisi belirlemenin yolu da altın orandan geçer. Donör bölgeden alınan saç köklerinin el verdiği ölçüde, kişinin yüz hatlarını oluşturan altın orana en yakın alın çizgisi hattı belirlenir.

Saçın Tıraşlanması

Gerekli planlamalar tamamlanıp, hastayı saç ekimine hazır hale getirme sürecinin son adımı saçın tıraşlanması olmaktadır. Saç ekimi operasyonu için saçların yaklaşık 3 mm boyutunda kısaltılması gerekir. Saç ekiminde tıraş, doktorun saç köklerini alırken, kafa derisini daha net görmesini sağlaması açısından yapılır. Saç ekiminden önce tıraşlamanın hastane ortamında gerçekleştirilmesi gerektiği de unutulmamalıdır.

Saç Ekimi Sonrası Mutlaka Bilinmesi Gerekenler

Saç ekimi operasyonu yaklaşık 5-6 saat sürmekle birlikte; ekilen saç köklerinin gelişip büyümesi yaklaşık 1 yılı bulabilmektedir. Dolayısıyla saç ekimi aşaması kadar, ekim sonrası süreç de hasta için önemlidir. Kişi hem ne yaşayacağını, hem de nasıl bir yol haritası izleyeceğini merak etmektedir. Operasyon sonrası süreç, operasyon başarısını etkileyen diğer bir adımdır.

Saç Ekimi Sonrası İlk Süreç

  • Saç ekiminden ilk üç gün sonra kökler iyileşme sürecinde olduğundan daha fazla dikkat gerekmektedir.
  • Ekim günü lokal anestezi etkisi nedeniyle kafada hissizlik devam ettiğinden arabaya binerken hasta çarpmaya karşı uyarılmalıdır.
  • Operasyondan sonraki ilk 3 gün, ödem/şişlik oluşumunu engellemek için hastanın, 45 derecelik açıyla yatması önerilir.
  • Doktora danışılmadan herhangi bir ilaç alınmamalıdır.
  • İlk 3 gün boyunca doktor tarafından verilen ağrı kesici ve antibiyotik aksatılmadan kullanılmalıdır.
  • Saç enfeksiyon riskine açık olduğundan ilk yıkama 3 günün sonunda gerçekleştirilmelidir.
  • Yine enfeksiyon riskine karşı spor, cinsel ilişki gibi terleten aktivitelerden de uzak durulmalıdır.
  • Bol ve düğmeli kıyafetler tercih edilmelidir.
  • Güneş ışınlarından kaçınılmalıdır.
  • Sigara ve alkolün de bu süre zarfı içerisinde kullanılmaması önerilmektedir.

Saç Ekimi Sonrası Yıkama

  • 3 günün sonunda yıkanması gereken saçlı deri hassas olduğundan ilk yıkamanın hastane ortamında gerçekleştirilmesi önerilir.
  • Donör bölge ve ekim bölgesinde iyileşmeye paralel oluşan kabuklanmalar hassas bir şekilde saçlı deriden arındırılmalıdır.
  • İlk olarak saçlı derideki kabukların yumuşaması için doktor tarafından önerilen bir losyon kullanılır. Losyon yaklaşık 30 dakika kafadan bekletildikten sonra, yumuşak hareketlerle durulanır. Sonrasında ise şampuanlanıp, durulanan saç yumuşak bir havlu ya da kağıt havlu yardımıyla kurutulmalıdır.
  • Fön makinesi gibi saç köklerine zarar verecek materyallerle saç kurutulmamalıdır.
  • Kabuklar saçlı deriden arındılırken, tazyikli su kullanmadan yumuşak el hareketleriyle yıkanmalıdır.
  • İlk yıkama işleminden sonra 15 gün boyunca saçlar her gün yıkanmalıdır.

Saç Ekimi Sonrası İyileşme

  • Yaklaşık 15 gün 1 ay sonra kabuklar tamamen biter ve saçlı deride görünüm düzelmeye başlar.
  • İyileşme dolayısıyla saçta saç ekiminden sonra kaşıntı oluşabilir. Önerilen kaşınmaması ama eğer dayanılmayacak duruma gelmişse kaşıntı, tırnak uçları kullanılmadan, parmak uçlarıyla kaşınabilir. Ya da saç ekimi doktorundan kaşıntı önleyici ilaç tavsiyesi alınabilir.
  • Enfeksiyon riski devam ettiği için yaklaşık 15-20 gün havuz ve denizden uzak durulmalıdır.
  • Ekim yapılacak bölgeyi güneşten korumak için saç ekimi sonrası şapka kullanılacaksa bol şapkalar takılmalıdır.
  • Jöle, saç spreyi gibi kozmetik ürünler kullanılmamalıdır.
  • İstenilirse yaklaşık 20 gün sonra saçlar tıraş makinesi ve ustura kullanılmadan makasla kesilebilir.

Saç Ekimi Sonrası Şok Dökülme

  • Şok dökülme, saç ekimi için çıkarılan saç kökünün vücut dışında bekletilmesinden dolayı, yerleştirildikten sonra kendini korumaya alması nedeniyle için gerçekleşir. Yani saç ekiminden sonra kök hızlı bir şekilde kendini yeniler.
  • Şok dökülme genellikle saç ekimi yaptıran kişilerin hemen hepsinde görülen geçici bir süreçtir. Bu nedenle telaş edilip, strese girilmemelidir.
  • Kişiye göre değişse de ekimden sonra; 3. hafta başlamaktadır.
  • Şok dökülme bazı kişilerde yoğun yaşanırken, bazı kişilerde ise oldukça az olabilir.
  • Saçlar, şok dökülme sonrasında hemen yeniden çıkmaya, 2-3 ay sonra ise uzamaya başlar.

Saç Ekimi Sonrası Köklerin Büyümesi

Şok dökülme bittikten sonra saçlar uzamaya başlar.

  • Yaklaşık 6 ay sonra ekilen saçlar istenilen forma ulaşmaya başlamıştır.
  • Saç ekiminde nihai sonucu almak için ise 1 yıllık süreyi bitirmiş olmak gerekir. Bu süreden sonra saçlar belirgin bir şekilde uzarken, aynı zamanda saç kökleri de kalınlaşır.

Saç Ekimi Sonrası Oluşabilecek Sorunlar

Tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi saç ekim operasyonları sonrasında çeşitli komplikasyonlar görülebilir. Bunlar:

  1. Saç ekimi sonrası kanama,
  2. Saç ekimi sonrası enfeksiyon,
  3. Saç ekimi sonrası ödem,
  4. Saç ekimi sonrası kabuklanma,
  5. Kıl kökü iltihabı,
  6. Saç ekimi sonrası darbeler,
  7. Saç ekimi sonrası nekroz,
  8. Saç ekimi sonrası kist,
  9. Sınırlı saç büyümesi.

Saç Ekimi Sonrası Kanama

Saç ekimi işlemlerinden sonra ekimin doğası gereği açılan minik kanallardan kanamalar olabilir. Ekim yapılan bölge damarlı bir yapıya sahip olduğundan kökler alınırken de ekilirken de hatta sonrasında da kanaması normaldir. Saç ekiminden sonra ciddi kanama riski her ne kadar FUE ile ortadan kalkmış olsa da oluşabilecek komplikasyonlar içinde görülebilir. Genellikle kan sulandırıcı ilaç kullanımı, kafeinli içeceklerin tüketimi ve kan pıhtılaşma hızına bağlı olarak gelişir. Eğer söz konusu kanama fazlaysa vakit kaybedilmeden ekimi yapan doktor bilgilendirilmelidir.

Saç Ekimi Sonrası Enfeksiyon

Saç ekimi sonrası enfeksiyon görülme ihtimali azdır. Bununla birlikte tedaviye de anında cevap verir. Tedaviye uygun antibiyotik kullanımı ve sağlanan hijyen ortamı, enfeksiyonu ortadan kaldırır.

Saç Ekimi Sonrası Ödem

Saç ekiminden sonra en sık görülen komplikasyondur ve görülme sıklığı ortalama yüzde 40’tır. Köklerin yer değiştirmesine ve anesteziye bağlı olarak oluşan ödem endişe edilecek bir komplikasyon türü değildir. Oluşumunu engellemek için ise 3-4 gün sırt üstü yatılması ve bol su içmesi önerilir.

Saç Ekimi Sonrası Kabuklanma

Saç ekimi işlemi cerrahi bir operasyon olduğundan oluşan kanamaya bağlı olarak gelişir. Saç köklerinin diplerinde meydana gelen kabuklanma, iyileşmenin doğal sürecini oluşturur. Herhangi bir saç kaybının yaşanmaması için bu kabukların yolunmaması gerekir. Kabuklanmanın büyük çoğunluğu, zaten 3 günün sonunda gerçekleşen ilk yıkama ile ortadan kalkar. Yaklaşık 10 günün sonunda ise tamamen geçmiş olur.

Saç Ekimi Sonrası Kızarıklık

Saç ekimi sonrası kızarıklık aslında bir komplikasyon değildir, saç ekimi yapan her kişide görülen ekim işleminin doğal parçasıdır. Yaklaşık 15 günün ardından bu görüntü ortadan kalkmaktadır.

Kıl Kökü İltihabı (Folikülit)

Hem donör alanda hem de ekim yapılan alanda görülebilir. Özellikle şok dökülme sonrası saçların yeniden çıkmaya bağladığı 2 veya 3. ayda gelişebilir. Antibakteriyel kremler yardımıyla sorun kolaylıkla ortadan kalkar [12].

Saç Ekimi Sonrası Darbeler (Greftlerin Yerinden Ayrılması)

Saç kökleri kafa bölgesine alınan darbe nedeniyle kayba uğrayabilir. Eğer darbe veya çarpmaya bağlı olarak saç kökü yerinden ayrılmışsa az tuzlu bir suyun içine koyup, hemen kliniğe gidilebilir. Böylelikle dışarıda olan saç kökünün kuruması engellenerek, kaybın önüne geçmiş olunur [13].

Saç Ekimi Sonrası Nekroz

Saç ekimi sonrası nekroz, az görülse de ciddi komplikasyonlardan biridir. Operasyon sırasında kanamayı minimum düzeyde tutmak için anestezik ilacın içine katılan adrenalin solüsyonunun fazla kullanılması nekroz nedenleri arasında sayılmaktadır. Bunun yanı sıra, nekrozu meydana getiren durumlar; yüksek miktarda sigara kullanımı, hastanın diyabetik olması ve spor-cinsel ilişki gibi kan akışını hızlandıran aktivitelerdir.

Saç Ekimi Sonrası Kist

Donör bölgede greftler çıkarılırken, bazılarının cilt altında kalması nedeniyle gerçekleştiği düşünülürken, ekilen alan için ise köklerin çok derine yerleştirilmesiyle oluşabilmektedir. Eğer kist oluşmuşsa kistin açılıp, içerisinin boşaltılması gerekmektedir [14].

Sınırlı Saç Büyümesi

Greftlerin dışarıda çok uzun süre bekletilmesi, açılan kanalların birbirine yakın olması, sınırlı alanda yoğun kök yerleştirilmesi, greftin beslenememesine neden olabilir. Ayrıca hastanın hipertansif veya diyabetik olması tütün kullanması da başarı oranını düşürmektedir [15].

Saç Ekimi Tarihçesi

Saç ekiminin tarihini, kafa derisinden bir parçanın yüzülüp, istenilen alana nakledildiği 19. yy’la kadar götürmek mümkündür. Saç naklinin ilk adımı olan bu yöntem cerrahi bir operasyon olmasının yanında oldukça da riskli bir işlemdi. Sonrasında saç ekiminin temeli sayılabilecek ‘kıl nakli operasyonu’ gerçekleşti. Japon doktor Okuda tarafından gerçekleştirilen bu yöntem de ilk olarak kirpik ve kaş nakli üzerinden uygulanmaktaydı.

Genetik saç dökülmesine yönelik modern anlamda ilk saç ekimi işlemi ise 1952 yılında Norman Orentreich tarafından Newyork’ta gerçekleşti. Bu işlemlerle nakledilen saç, alındığı bölgede büyüme özelliği gösterse de kozmetik olarak başarılı sonuçlar elde edilemiyordu. Çünkü ekim işlemi için donör/ense bölgesinden alınan saç kökleri 4mm’lik büyük parçalar halinde toplanıyordu. Dolayısıyla sonuçlar istenilen seviyede olamıyordu. 1984 yıllıyla birlikte saç köklerinin içinde bulunduğu greftler ense bölgesinden daha küçük şeritler halinde toplanmaya başladı. Mini (3-6 saç) -mikro(1-2 saç) greft tekniği olarak geçen bu yöntemle saçın tepe bölgesine daha büyük (mikro) greft parçaları yerleştiriliyor. Saçın ön kısmına ve kenarlarına ise mini greft parçaları yerleştiriliyordu.

1990’lı yılların ortalarına kadar kullanılan bu yöntem, gelişen FUT (Folicullar Unite Transplantasyon) tekniğiyle sonlandı. 1992 yılında ortaya çıkan FUT nispeten daha doğal sonuçlar ortaya çıkardığı için kısa sürede yayıldı. Ta ki 2002 yılında Rassman ve Bernstein tarafından geliştirilen FUE (Folicullar Unit Extraction) tekniğine kadar. Saç köklerinin direkt olarak çıkartılmasıyla gerçekleşen FUE tekniği ile saç ekimi bugün hâlâ popülerliğini korumaktadır [16].


Kaynakça

[1] Ekrem Civaş, ''Saç Ekiminde Yenilikler, Kişişel Deneyimlerin/Tercihlerim'', J Cosm Dermatol-Special Topics, Sayı 6 (4), s: 45-46, 2013.

[2] R. Shapiro ve VD. Calender, ''Hair Transplantation'', Medical Surgical and Cosmetic Treatments, 1 Baskı, s: 175-96, 2008.

[3] Ekrem Civaş, ''Saç Ekimi'', Türkiye Klinikleri J Dermatol-Special Topics, Sayı 6 (3), s:62, 2013.

[4] J.A Haris, ''Follicular unit transplantation. Dissecting and planting techniques'' Facial Plast Surg Clin North America, Sayı 12, s: 225-32, 2004.

[5] PT. Rose. ve B. Nusbaum, ''Robotic Hair Restoration'', Dermatol Clinics, Sayı 32 (1), s: 97, 2014.

[6] Pradeep Sethi ve Arika Bansal, ''Direct Hair Transplantation: A Modified Follicular Unit Extraction Tecique, Journal of Cutaneous And Aesthetic Surgery, Sayı 6 (2), s:100, 2013

[7] Ekrem Civaş, ''Saç Ekiminde Yenilikler, Kişişel Deneyimlerin/Tercihlerim'', J Cosm Dermatol-Special Topics,Sayı 6 (4), s: 46, 2013.

[8] Hasan Mete Aksoy ve diğerleri, ''Alıcı Bölgenin Hazırlanması: Kanalların Açılması'', J Cosm Dermatol-Special, Sayı 3 (4), s: 62, 2010.

[9] W.P. Unger, ''Recipient Area Hair Direction and Angle in Hairtransplanting'', Dermatol Surg, Sayı 30 (6), s: 829-36, 2004

[10-11] Erol Koç ve Diğerleri, ''Saç Ekimi Cerrahisine Giriş, Genel Bilgiler'', Türkiye Klinikleri J Cosm Dermatol-Special Topics, Sayı 3 (4), s: 1, 2010.

[12-13] Murat Küçüktaş, ''Saç Ekimi Uygulamalarında Görülen Komplikasyonlar ve Hasta Yönetimi'', J Cosm Dermatol-Special Topics, Sayı 10 (2), s:145, 2017.

[14-15] Bülen Çığşar ve diğerleri, ''Saç Ekimi Komplikasyonları ve Tedavisi'',  J Cosm Dermatol-Special Topics, Sayı 5 (3), s:40, 2012.

[16] Antropoloji ve Etnoloji Asistanı Dr. Muine Atasayan, ''Türk Saçları Üzerine İlk Antropolojik Araştrma'', Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi, Sayı 1, s:32, 1943.