Saç Sıklaştırma Nedir?

Saç sıklaştırma genetik, hormonal, stres, çevresel veya bir hastalık sonrası dökülen, seyrekleşen ya da doğuştan seyrek yapılı saçların medikal, kozmetik veya cerrahi yöntemler kullanılarak gürleştirilmesidir.

Saç sıklaştırma işlemi, çeşitli bakım kürlerinden, ilaç takviyelerine, PRP, saç mezoterapisi ve saç aşısından, saç ekimine kadar çeşitli yöntemler kullanılarak gerçekleştirilebilir.

Saç Sıklaştırma Yöntemleri

Uluslararası Saç Onarım Derneği Eski Başkanı Epstein, saç dökülmesinin farklı birçok türü olduğuna dikkat çekip, tedavi edilmeden önce saç kökü durumuna bakılması gerektiğini belirtir. Nasıl ki saç dökülmesinin farklı nedenleri var, saç dökülmesine ve seyrekleşmesine yönelik de farklı çözüm yöntemlerinin bulunduğunu belirtmek gerekir [1].

Saç sıklaştırma yöntemleri temel olarak 4’e ayrılır.

  1. Bitkisel Yöntemler (Çiçekler, Yağlar)
  2. Medikal Yöntemler (İlaçlar)
  3. Kozmetik Yöntemler (Şampuan, Serum, PRP, Saç Mezoterapisi, Saç Açısı, Lazer)
  4. Cerrahi Yöntemler (Saç Ekimi)

⇒Saç sıklaştırma yöntemleri arasında bir seçim yapmadan önce, bir doktora görünmeli, saç dökülmesinin nedeni ortaya konulduktan sonra bir tedavi yöntemi belirlenmelidir.

Bitkisel Yöntemler

saç sıklaştırma

Saç bakım ürünleri veya vitamin ağırlıklı bir beslenme şekli ya da bitkilerin topikal olarak saçlı deriye uygulanması saç dökülmesinin önüne kısmen geçebilir. Boyadan, mevsimsel koşullardan veya saç şekillendirmeden kısacası çevresel koşullardan zarar görmüş, hafif saç dökülmelerinde etkili olabilecek bitkisel ürünler, ne yazık ki yoğun saç dökülmelerinde ya da stres, hormon ve genetik nedenli saç dökülmelerinde yeterince etkili olamamaktadır.

Bitkisel yöntemlerin daha çok deri hastalıkları nedenli oluşan dökülmeler üzerinde etkili olduğu, androgenetik alopesi olarak bilinen genetik saç dökülmeleri üzerindeki etkisini ortaya koyan çalışmaların kesinlik belirtmediği, ‘’Bitkiler ve Saç Dökülmesi’’ konusunda yazılan bir makalede de ortaya konulmuştur.

Söz konusu makale birçok bitkiyi ve yağı ele almasına rağmen; yazımızda kesin veri vermesi nedeniyle sadece sarımsak, soğan, kapsaisin, doğu mazısı, yalancı papatya gibi bitkiler ele alınmıştır. Saç sıklaştırma amaçlı kullanılan bitkiler üzerine yapılan bu araştırmayı şu şekilde özetleyebiliriz.

Sarımsak

2007 yılında İran’da yapılan bir araştırmada 40 alopesi areata (saçkıran) hastasının yarısına kortizon içerikli ilaç ve sarımsak, diğer yarısına da kortizon ve plasebo etkili (ilaç süsü verilmiş madde) ilaç verilerek bir tedavi uygulanmıştır.  Tedavi sonucunda sarımsak kullanılan grupta iyileme görülmüş, herhangi bir komplikayon ise görülmemiştir [2]. Saç sıklaştırma sarımsak kullanımında bitkisel bir seçenek sunsa da, daha çok saçkıran tedavisinde tercih edilen bir yöntem olarak karşımıza çıkmıştır.

Soğan 

2002 yılında alopesi areata (saçkıran) tanısı konulmuş 38 kişiye, günde 2 kez, 2 ay boyunca çeşme suyu ile karıştrılmış soğan suyu verilir. 4 hafta sonra hastaların yüzde 73,9’unda, 8 hafta sonra da yüzde 86,9’unda saçkıran olan bölgede yeni saç çıktığı gözlemlenmiştir. Ancak yapılan araştırma; aynı zamanda soğan suyunun saçkıran tedavisinde etkinliğinin tam olarak neden kaynaklandığını ise ortaya koyamamıştır.  Yeni saç çıkışının nedeni, soğanın içinde bulunan sülfür ve fenol bileşiklerine bağlı irritasyon olduğu düşünülmektedir [3].

Kapsaisin

Türkiye’de yapılan bir araştırmada ise; kapsaisin (kırmızı acı biberde bulunan bir madde), 3 hafta boyunca topikal olarak saçlı deriye uygulanmış ve 3 aylık sürecin sonunda da saç dökülmesinde etkili olduğu gözlemlenmiştir. Saç dökülmesinde etkili olmasının nedeni ise; deriye temas ettiği sırada oluşan irritasyona bağlanmıştır. İrritasyonun, saçlı deride kan akımının artırarak, dökülme üzerinde etkili olduğu düşünülmetedir [4]

Doğu Mazısı

2013 yılında yapılan bir çalışmada, doğu mazısının saç gelişimini sapladığı gözlemlenmiştir. İstirahat halindeki saç foliküllerini etkileyerek, saçlarda sayı ve hacim artışına neden olan doğu mazısı, saç sıklaştırmayı bitkisel olarak desteklemiştir [5].

Yalancı Papatya

Yalancı Papatyanın saça etkisi üzerine yapılan bir çalışmada ise, saç büyümesi %2 minoksidil içerikli solüsyon kullanan gruba göre, daha hızlı bir gerçekleştiği ortaya konulmuştur. Çalışmada saç canlandırıcı bitkilerin kralı olarak tanımlanan yalancı papatya, hem saça siyah rengini vermesi, hem de saç büyümesini desteklediği için saç losyonları içerisinde de bulunur [6].

Görüldüğü gibi saç sıklaştırma bitkisel yöntemlerle de gerçekleştiriliyor, ancak kimi dökülmelerde ne yazık ki bitkisel yöntemler bir çözüm olamıyor. Bitkilerin doğuştan seyrek saçlara sahip kişilerde yada kaza, yanık veyahut saç koparma hastalığı olarak bilinen trikotilomani alopesi gibi durumlarda işe yaradığına dair ise kesin bir gösterge bulunmamaktadır. Ancak besinlerin içerisinde çeşitli mineral, vitamin ve yağ asitleri barındırması sebebiyle saç köklerini beslemeye yardımcı olacağına yönelik bir mantık yürütülebilir.

Medikal Yöntemler

saç sıklaştırma

Saç dökülmesi veya seyrekleşmesi yaşayan kişilerin saç sıklaştırma tedavisi için başvurduğu yöntemlerden biri de medikal ilaçlardır. Saç dökülmesi veya incelmesi farklı nedenlerden dolayı olduğundan, saçın sıklaştırılması ve gürleştirilmesinde ilaç tedavisi farklılaşabilir.

Beslenmeden, enfeksiyona, çevreden, bağışıklık sistemine ve doğumsal faktörlere kadar farklı unsurlar, saçların yıpranmasını, formunun, şeklinin bozulmasını tetikler. Dolayısıyla doğru ilaç tedavisi için öncelik doğru teşhisin konulmasıdır.  Fiziki muayene, laboratuvar ve klinik testleri, kafa derisi biyopsisi gibi çeşitli teşhis yöntemlerinden yararlanarak saç sıklaştırma için uygun bir ilaç tedavisi başlatılır. Saç dökülmesinin nedenine bağlı olarak uygulanan ilaç tedavisiyle, sorun ortadan kaldırıldıktan sonra saçlar yeniden eski formuna kavuşur.

Saç incelmesinin nedeni genetik faktörlere dayanıyor ve kalıcı bir dökülmeye neden oluyorsa ilaç tedavisi farklı bir süreç üzerinden ilerlemektedir. Saç sıklaştırma için başvurulan durum, yanık, kaza, saç koparma hastalığı ya da doğuştan kaynaklı ise ilaç tedavisi kısmem işe yarar bir yöntem olmaktadır. Kaza ve yanık gibi durumlarda doku sağlamsa medikal yöntemlerle saç çıkışı mümkün olabilir. Doğuştan seyrek ve ince yapılı saçlarda ise medikal yöntemler saçın sıklaşmasını sağlamaya yetmez; ama saç yapısının kuvvetlenmesini, incelmiş, yıpranmış saçların kuvvetlenmesini sağlayabilir.

Piyasada saç dökülmesine karşı kullanılan birçok ilaç vardır; ama özellikle genetik nedenli saç dökülmesinde, saç köklerini güçlendirip, kuvvetlendirdiği ispatlanmış 2 madde bulunmaktadır. ABD Sağlık Bakanlığı (FDA) tarafından onaylanan bu ilaçların biri minoksidil, bir diğeri de finasterid içeriğe sahiptir [7].  Bu iki ilaç daha çok genetik saç dökülmesi problemi yaşayan kişilere verilir.

Minoksidil

Seyrelmiş ve incelmiş saçların güçlendirilmesi için kullanılan minoksidil içerikli ilaçlar, içerisinde bulunan vazodilatör maddesi sayesinde saçı besleyen kılcal damarların genişlemesine, dolayısıyla saç köklerin beslenmesine yardımcı olur. Minoksidil, normalde hipertansiyon ilaçlarının içinde bulunan bir maddedir. Saç kıllarını büyüttüğünü keşfetmesinden bu yana da saç dökülmesi ve saç seyrekliği tedavisinde saç sıklaştırma amaçlı kullanılır. Saçlı deriye topikal olarak uygulanan ilaç, DHT (dihidrotestosteronu)  hormonuna bağlı olarak zayıflayan saç köklerinin kuvvetlenmesini ve gürleşmesini sağlar.

Minoksidil sadece androjen hormonu etkisiyle zayıflayan ve incelen saçlarda etkilidir [8]. Ayrıca topikal olarak uygulandığı için de saç derisinde kaşıntılara sebebiyet verir.

Finasterid

Genetik saç dökülmesi problemine karşı kullanılan bir diğer ilaç da finasterid maddesinden oluşur. İlk önceleri prostat büyümesi tedavilerinde kullanılan bu maddenin, DHT hormonunu kontrol altına aldığı saptanınca, erkek tipi saç dökülmesin tedavilerinde de kullanılmaya başlandı. Ayrıca bu madde doğum sırasında bir takım problemlere neden olabileceğinden; sadece erkekler tarafından kullanılması onaylıdır.

Ek olarak; sperm azalması, orta kulak iltihabı, libodo azalması, cilt kuruluğu ve meme büyümesine neden olabilmektedir.

Her iki ilaç aynı zamanda saç ekimi öncesi ve sonrası köklerin güçlendirilmesi için de kullanılmaktadır.

Minoksidil ve Finasterid bazlı ilaçlar, yalnızca kullanıldığı süre boyunca etkilidir. Tedavinin bırakılmasıyla saçlar tekrar incelmeye ve dökülmeye başlamaktadır. Kalıcı olarak dökülen saçlarda ise etkili değildir.

Kozmetik Yöntemler

Saç sıklaştırma amaçlı kozmetik yöntemler de kullanılmaktadır. Son yıllarda artan bir şekilde daha çok PRP, saç mezoterapisi, lazer, saç klonlama, saç simülasyonu (dövme), saç aşısı gibi yöntemler tercih edilse de saç sıklaştırma spreyi, saç sıklaştırma şampuanı, serumu, kremi gibi yöntemler de kişiler tarafından sıklıkla tercih edilir.

Serum, şampuan, krem, sprey gibi kozmetik ürünlerin saç büyümesi üzerine etkileri, son dönem kozmetik dermotolojinin etkileri kadar yüksek değildir. Klinik çalışmalar, serum, şampuan ve krem gibi ürünlerin daha çok hafif seyir izleyen saç dökülmelerde işe yaradığını; daha ağır dökülmelerde sorunu çözmede yetersiz kaldığını belirtiyor. Yüksek kaliteli ve içerikli ürünlerin ise daha çok saç hasarını önlemeye ve saç yıpranmasını en aza indirmeye yönelik olduğunu [9]. Saç sıklaştırma spreyleri ise geçici bir çözüm sunduğundan yazımızda daha çok saç sıklaştırma amaçlı kullanılan yeni nesil tedavi yöntemlerine yöneleceğiz.

PRP (Plate Rich Plasma)

PPR saç sıklaştırma tedavisi son yıllarda popüler olan bir tedavi şeklidir. Kişinin kendi kanının (1 tüp) kullanıldığı PRP işlemi, kanın santrifüj işleminden geçirilerek kişinin saç derisine enjekte edilmesidir [10]. Kan santrifüj işleminden geçirilerek, trombositlerine ayrılır. Kandan ayrıştırılan trombosit, kanın pıhtılaşmasını sağlayarak, yeni kılcal damar oluşumunu uyarmaktadır[11].  Yaklaşık 1 saat süren işlem, normalde yılda 2 seans şeklinde, saç seyrekliğinin daha yoğun olması durumunda 4 veya daha fazla seanslar şeklinde yapılır. Uygulama esnasında ve hemen akabinde oluşan yan etkiler ise genel olarak hafif ve geçicidir [12].

PRP, sıklaştırma yöntemi olarak kullanılsa da etkin bir yöntem olduğu henüz kanıtlanmamıştır [13]. Ancak saç dökülmesi, saçlarda kırıklık, cansız bir görünüm yada saçlarda doğuştan seyreklik şikayeti ile PRP yaptıran kişilerde olumlu sonuçlar aldığı da bilinmektedir [14].

Saç köklerini uyararak, ince olan saçların büyümesini aktive eden PRP, tamamen dökülmüş saçların yeniden çıkmasını ise sağlamaz [15].

Saç Mezoterapisi

PRP gibi mezoterapi de son yıllarda saç sıklaştırma ve kalınlaştırma yöntemlerinden biri olarak kullanılmaktadır. Saçın ihtiyacı olan çeşitli vitamin, mineral ve ilaçların karışımından elde edilen sıvının saç derisine enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir.

Saç mezoterapisi saçın yapısını güçlendirerek, zayıflayan saç tellerini canlandırdığı bilinse de kıl köklerinin gelişimi için etkin bir yöntem olup olmadığı yönünde ise yeterli bir bilgi yoktur [16].

PRP işlemine göre daha kısa süren saç mezoterapisinin uygulanma şekli saçın dökülme durumuna göre değişiklik gösterebilmektedir. Ayrıca saçın dökülme nedeni farklı olabileceği için elde edilen sonuçların da farklı olma durumu olabilir.

Lazer

Saç dökülmesi sorunu yaşayan kişiler için sunulan uygulamalardan biri de lazer tedavisidir. Düşük dozda, lazer çanağı aracılığıyla saçlı deriye verilen ışınlar sayesinde, saçtaki hücrelerin protein sentezini hareketlendirerek zayıflanmış ve incelmiş saçları kuvvetlendirdiği iddia edilir. Kesinliği kanıtlanmış bir yöntem olma da bugün saç dökülme problemleri karşısında sıklıkla uygulanmaktadır.

Saç Aşısı

Domuz mesanesinden üretilen hücre dışı matris olan madde ile gerçekleşen saç aşısı, saç köklerine enjekte edilerek uygulanmaktadır. Matris’in hücre yenileme özelliğine sahip olduğu söylenmektedir. Bu maddenin yara iyileştirme özelliği olduğu bilinmese de saç çıkarma ve saç sıklaştırmayla ilgili yapılmış çalışmalar oldukça azdır. Buna rağmen, birçok kişi tarafından saçlarını gürleştirme ve sıklaştırma amaçlı tercih edilmektedir.

Saç Simülasyonu (Dövme)

Saç sıklaştırma amaçlı tercih edilen yöntemlerden biri de saç simulasyonudur. Saç ve deri arasındaki renk farkını aza indirip, kafa bölgesinde saç varmış görüntüsü yaratan saç simülasyonu, ortalama 3-4 sene sürer. Zamanla renk değişimine karşı dövme pigmentleri yerine, doğal rengin daha az zarar görmesine ve renk değişiminin minimum seviyede tutabilmesine imkan tanıyan farklı pigment yapısına sahip boyalar kullanılır.

Dışarıdan doğal bir görüntünün elde edilebilmesi için saç simülasyonu, genelde saçlarını kısa kullanan kişiler için önerilmektedir. Yoğun dökülmenin olduğu saçlarda istenilen görüntünün elde edilemediği saç simülasyonu, daha çok saçlı deride bulunan yara izinde, tepe veya şakak bölgesinde hafif açılmalarda tercih edilir.

Saç Klonlama

Saç üretme olarak da bilinen, saç klonlama geleceğin saç üretme yöntemi olarak lanse edilmektedir. Kesinliği kanıtlanmamış olsa da çeşitli araştırmalarla baya bir yol kat etmiştir.

Saç klonlama sınırsız sayıda saç kökünün üretilmesini ön görmektedir. Bu teknoloji saç sıklaştırmayı kolaylaştırırken, saç ekimi içi uygun olmayan birçok kişinin yeni saçlara kavuşma şansını da arttıracak. Gelecek vaad etmesine rağmen önümüzdeki ilk 10 yıl içinde uygulanması öngörülemeyen saç klonlama yöntemi, kıl köklerinin verici alandan alınıp, özel koşullar altında klonlanıp, mevcut ekim yöntemleriyle istenilen alana ekilmesiyle gerçekleştirilecek. Klonlama işlemi ile saç kökü istenilen sayıda klonlanabileceği için ekilmek için sınırsız kıl kökü elde edilebilecek ve donör alan kısıtlılığı ortadan kalkacaktır [17].

Cerrahi Yöntemler – Saç Ekimi

Genetik saç dökülmesi nedeniyle saçlarının yoğun bir kısmını kaybeden kişiler tarafından tercih edilen saç ekimi, aynı zamanda saçları doğuştan seyrek olanlara, saç koparma hastalığı sonrası saçları tekrar çıkmayanlara, yanık ve yara izi bulunanlara, alın ve tepe bölgesi dökülenlere, geniş alına sahip kişilere de yapılır.

Saç sıklaştırma ekimi, diğer tedavilerin yetersiz kalması ve dökülen saçı geri getirmenin olanaksız olduğu veyahut kişinin daha çabuk sonuç almak istemesi durumunda başvurulan bir yöntemdir. Tamamen saçsız birine yapılan ekim süreciyle aynı olan saç sıklaştırma ekimi, daha az greft çıkarılıp ekildiği için kısa sürede tamamlanıp, maliyeti ise daha az olmaktadır.

Saç Sıklaştırma Ekimi Nasıl Yapılır?

  1. Saç sıklaştırma ekimi, ilk olarak saçların analiz edilmesiyle başlar. Sıklaştırılacak alanın ve sıklaştırmak için kullanılacak verici olanın incelenmesinden sonra, ihtiyaç duyulan greft sayısı hesaplanır ve ekim planı yapılır.
  2. Gerekli greft sayısının hesaplanmasının ve ekim planlamasının ardından operasyon sürecine geçilir.
  3. Operasyon, anesteziyle başlar. Anestezinin saçlı deriye enjekte edilip, bölgenin uyuşması akabinde greftler donör bölgeden mikro uçlar sayesinde teker teker çıkarılr.
  4. Çıkarılan greftler, kök sayısına göre ayrıştırıldıktan sonra yerleştirme işlemine kadar özel hazırlanmış salin serumu içerisine konulur. Salin serumu yerleştirme işlemi gerçekleştirilene kadar köklerin canlı kalmasını sağlar.
  5. Greftlerin çıkarılma işlemi tamamlandıktan sonra, köklerin yerleştirilecek kanallar açılır.
  6. Kanal açma işleminin tamamlanmasının ardından da kökler bu yuvalara teker teker yerleştirilir ve işlem sonlandırılır.
Saç ekimi, kadın tipi saç dökülmelerinde etkili bir yöntem değildir. Nedenleri için hairsix.com.tr/kadin-tipi-sac-dokulmesi/ linkindeki makalemizi okuyabilirsiniz.

Saç sıklaştırma ekiminin başarılı olması için sıklaştırma ekimi sonrasında, diğer sıklaştırma yöntemlerinin de kullanılması önerilen bir tedavi şekli olmaktadır. Saç, kılcal damarlar aracılığıyla beslendiğinden saç sıklaştırma yöntemlerinde kullanılan haricen ve dahili alınan vitaminler güçsüz saç kökleri için fayda sağlayabilir. Yukarıda sayılan sıklaştırma yöntemleri içerisinde en iyi sonuç alabilen yöntem saç sıklaştırma ekimidir. Unutulmamalıdır ki saç dökülmesi kişiye özgün, saç sıklaştırmanın sonuçları ise kişiye göre farklılık teşkil edecektir.


Kaynakça

[1] Edwin S. Epstein, ''One Women's Journey From Hair Loss to Hair Growth'', http://www.ishrs.org/media-center/media-press-releases/pr-pr25.htm, (E.T: 22.07.2010).

[2-3-4-5-6-] Ercan Karabacak ve Bilal Doğan, ‘’Saç bakım ve tedavisinde doğal ürünler’’, Türkderm, Sayı 48 (Özel sayı 1), s: 60,61, 62, 2014.

[7] Adem Döşlü ve Diğerleri, ‘’ Saç Dökülmelerine Yaklaşım (Anormal Ve Normal Saç Dökülmesi, Tedavisi)’’, Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics, Sayı 1 (2), s:60, 2010.

[8] Server Serdaroğlu – Öykü Maraşoğu, ''Androgenetik Alopesi'', J Cosm Dermatol, Sayı 3 (1), s: 71, 2010.

[9] Jennifer Thomas, ‘’A novel cosmetic approach to treat thinning hair’’, British Journal Of Dermatology, Sayı 165, s:24-30, 2011.

[10] Eric Bava, ''Platelet Rich Plasma Product İn Sport Medicine'', Phys Sportsmed, Sayı 39 (3), s: 96, 2011.

[11] Y. Turan ve diğerleri, ‘’Platelet rich plasma and dermatology’’, Dermatoz, Sayı 2 (3), s:35-60, 2011.

[12] A.M Rotunda ve diğerleri, ‘’ Mesotherapy and phosphatidylcholine injections: historical clarification and review’’ Dermatol Surg, Sayı 32 (4), s:465-80, 2006.

[13] Ercan Çalışkan- Halis Bülent Taştan, ''Mezoterapi ve PRP Uygulaması Komplikasyonları ve Tedavisi'', J Cosm Dermotol, Sayı 5 s: 22, 2012.

[14-15] Hayriye Sarıcaoğlu, ‘’Trombositten Zengin Plazma Uygulamaları’’, Türkiye Klinikleri J Cosm Dermatol-Special Topics, Sayı 5 (4), s:36, 2012.

[16] Vedamurthy M. Mesotherapy'den aktaran Ercan Çalışkan- Halis Bülent Taştan, ''Mezoterapi ve PRP Uygulaması Komplikasyonları ve Tedavisi''. J Cosm Dermotol-Special, Sayı 5 s: 20, 2012.

[17] Erol Koç ve Didem Dinçer, ‘’Saç Ekiminde Kök Hücre Tedavisi ve Saç Klonlama’’ Türkiye Klinikleri J Cosm Dermatol-Special Topics, Sayı 3 (4), s:32-33, 2010.