Saçkıran (Alopesi Areata)

Saçkıran tıp dilindeki adıyla Alopesi Areata, saçta ve vücutta, kılların ani dökülmesi ile sonuçlanan genellikle yuvarlak ve belirgin bir kıl hastalığıdır [1]. Saçın küçük yamalar şeklinde dökülmesine neden olan saçkıran hastalığı bağışıklık sisteminin saç köklerine saldırmasıyla ortaya çıkmaktadır. Genel yargı saçkıranın bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğu yönünde olsa da, genetik veya çevresel faktör kaynaklı hipotezler de bulunmaktadır [2].

Dünyanın her yerinde kadın ve erkekler arasında her yaşta görülmesi mümkün olan Alopesi Areata yaygın bir saç dökülme çeşididir. Nedeni tam olarak saptanamadığından ”belirtileri nelerdir”, ”nasıl iyileşir”, ya da “yayılır mı” gibi sorular sıkça sorulmaktadır. Bu makale de saçkıranla ilgili merak edilen tüm sorulara cevap vermeyi amaçlamaktadır.

Okudunuz mu?
Saç dökülme çeşitlerinden biri de hastalık, yara ya da yanık gibi sebeplerle ortaya çıkabilen bölgesel saç dökülmeleridir. Bölgesel dökülmelerde saç ekimi ile ilgili makalemize göz atabilirsiniz.   

Saçkıran Belirtileri Nelerdir?

  • Saçkıranın en temel belirtisi saç dökülmesidir.
  • Saçkıran öncesinde herhangi bir ağrı, acı, şişme belirtisi olmadığı için, genellikle dökülme anında anlaşılmaktadır.
  • İlk olarak ufak yamalar şeklinde gözlemlenen saçkıran, sonraki aşamasına biraz daha genişlemiş olarak devam etmektedir.
  • Problem genellikle duşta ve yastıkta görülen saç kümeleri ile fark edilmektedir.
  • Çoğunlukla kafa derisinde görülse de kaş, kirpik ve sakalları da içerebilir.
  • Saçkıran sonrasında saçların tamamen çıkması uzun sürse de çıkan saçlar başlangıçta, sarı ve beyaz renkte olmaktadır.
  • Ayrıca saçların döküldüğü alanlarda hafif kaşıntılar da saçkıranın belirtileri arasında sayılırken, bazen tırnak değişimleri de Alopesi Areata’nın ilk belirtisi olabilmektedir.

Saçkıran Nasıl Teşhis Edilir?

Her saç kaybı saçkırandan kaynaklanmaz, bu nedenle ilk olarak doktor tarafından bir teşhis konulması gerekmektedir. Doktor saçın dökülme derecesine bakarak, birkaç saç örneğini mikroskop altında inceleyerek işe başlamaktadır. Doktor şüphelendiği hastalıklar doğrultusunda saçkıran yaşayan hastadan çeşitli hormon ve testosteron testleri ile kan testi de isteyebilmektedir. Saç dökülmesini meydana getiren diğer durumları atlamamak için doktor tarafından gerek görülürse kafa derisi biyopsisi de hastadan istenebililir. Tüm bu süreç doktor tarafından analiz edildikten sonra saçkırana uygun bir tedavi şekli belirlenir.

Saçkıran Neden Olur?

  • Saçkıran nedenleri olarak, kimi zaman kalıtım ve psikolojik gibi faktörler suçlansa da bugüne kadar nedeni ile ilgili kesin bir sonuca ulaşılamamıştır [3].
  • Genel olarak, vücudun bağışıklık sisteminin, kıl köklerini hedef alması olarak bilinen saçkıranda, bağışıklık sisteminin neden kıl köklerini hedef aldığı bilinmemektedir.
  • Genel yargı stres altında vücutta, bazı hormonların baskılanarak, bağışıklık sistemini agresifleştirdiği yönündedir.
  • Normal şekliyle bağışıklık sitemi, vücuda giren virüs ve bakteri gibi yabancı saldırganlara karşı vücudu korumaya alır.
  • Ancak bazen nedeni bilinmeyen bir şekilde bağışıklık sistemi kendi hücresini bir virüs ya da bakteri olarak görüp, ona saldırmaya başlar.
  • Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla saç köklerine saldırdığı durumda ise saçkıran meydana gelir.
  • Bu saldırı karşısında kıl kökleri çevresinde lenfosit isimli kan hücresi, sitokin isimli kimyasalları salgılar ve saç köklerinin küçülerek dökülmesine neden olur.
  • Saçkıran esnasında, saç dökülmesi kronik ve tekrarlayıcı olabileceği gibi bazen de çok şiddetli ve yaygın olabilmektedir [4]. Bu gibi durumlarda saçkıranın dışında ama benzeri saç dökülmesi problemleriyle de karşılaşılmaktadır.

Bu dökülme çeşitleri yayılma durumlarına göre farklı isimlendirilmektedir:

  1. Alopesi Totalis, sadece saç derisinde meydana gelen dökülme için kullanılmaktadır.
  2. Alapesia Üniversalis ise diğer vücut kıllarının da dahil olması durumunda kullanılmaktadır [5].

Saçkıran Hastalığının Psikolojik Bağlantısı Var mı?

Hastalığın bilinen bir nedeni olmasa da, stresin saçkıranın başlamasında etkisi olduğu yönünde çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalar saçkıranla psikoloji arasında bir takım bağlantılar aramayı amaçlamıştır. Türkiye’de de bu hastalığın psikoloji arasında bağlantı olup olmadığını ortaya koymaya çalışan bazı çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri olan ‘Alopesi Areata Hastalarında Psikiyatrik Belirtiler’ isimli araştırmada saçkıranla depresif belirtiler arasında nedensel bir bağ kurulamamıştır [6]. Yapılan  ‘Alopesi Areata ve Aleksitimi’ başlıklı çalışmada da stres verici olaylar ve depresyonun saçkıranda herhangi bir rolü oynamadığı yönünde olmuştur. Bazı araştırmalar ise saçkıranla stres arasında doğrudan nedensel bağ kurmasa da, hastalığın ortaya çıkmasıyla stresin baş göstermesi arasında bir bağ kurmuştur. Bu çalışmalar da Alopesi Areata’nın duygusal stres nedeniyle hastalığı aktive ettiği yönünde olmaktadır [8].

Görüldüğü gibi saçkıranın psikolojik temelli olduğu yönünde kesin bir yargı yoktur. Ancak saçkıranın dış görünüşte olumsuz değişikliğe yol açması, bireyin üzerinde psikolojik bir etkiye yol açtığı aşikârdır.

Saçkıran Bulaşıcı mıdır?

Saçkıran bulaşıcı bir hastalık değildir. Olan şey, bağışıklık sisteminin saç köklerini içeren yapılara saldırarak saç kaybına neden olmasıdır. Her yaşta erkek, kadın ve çocuklarda görülebilir. Ancak genellikle 20’li yaşların başlarında görülmesi daha yaygındır.

Saçkıran Tedavisi Nasıl Olur?

Saçkıranın bilinen kesin bir tedavi yöntemi yoktur, ancak önüne geçmek ve dökülen saçları iyileştirmek için bazı tedavi yöntemleri önerilmektedir. Bilinen en yaygın tedavi şekli bağışıklık sistemini düzenleyici görevi gören ilaçlar olmaktadır. Bu ilaçların kimi ağız yoluyla alınırken, kimi merhem şeklinde uygulanmaktadır.

  • Kortikosteroidler: Tıbta otoimmün hastalıklar için verilen, iltihapla savaşan ilaçlardır.Yani bağışıklık sistemini baskılayan bir tedavi şeklidir. Kortizonlu olan bu ilaçlar hap şeklinde de verilebilir, merhem ya da krem şeklinde de verilmektedir.

  • Topikal İmmünoterapi: Genellikle alerjik reaksiyon oluşturması için kafa derisine uygulanmaktadır. Sistemik yolla kullanıldığında, yan etkilerinin fazla olması sebebiyle, topikal kullanımı tercih edilmiştir. Bu krem içerisinde bulunan tahriş edici bir madde olan ditronol isimli kimyasalla hastalıklı bölgede duyarlılık yaratarak, saçların tekrar çıkması sağlanmaktadır. Ve bu tedavi şeklinin saçkıran bölgeye bir kaç kez uygulanması gerekebilir. İmmünoterapinin şiddetli kızarıklık ve lenf bezlerini şişirme gibi yan etkileri bulunmaktadır.

  • Minoxidil: Saç büyümesini sağlayan ve kelliği önlemeye yarayan bir madde olmaktadır. Bu nedenle saçkıranın tedavisinde de kullanılmaktadır.

Bu tedavi şekillerinin dışında saç mezoterapisi ve anestetik enjeksiyonlar (sinirsel refleks yaratma) da tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki her tedavi kişiden kişiye değişmektedir. Bazı saçkıran durumlarında iyileşme kendiliğinden gözlemlenirken, bazı durumlarda ise tüm tedavi seçeneklerine rağmen iyileşme görülmez. Kişi bu gibi durumlarda cerrahi bir işlem olarak saç ekim tedavisini bir yöntem olarak düşünebilir. Fakat dökülme çeşidi Alopesi Totalis söz konusu ise saç ekim tedavisi de bir seçenek olmayacaktır.

Saçkıran Bölgeye Saç Ekimi Yapılır mı?

Saçkıran bölgeye saç ekimi en son seçecek olmaktadır. Uygulanan tedavi yöntemleri saçların geri gelmesini sağlayabilir. Eğer denenen tüm tedavi yöntemlerine rağmen doktor tarafından bir iyileşme  gerçekleşeceği söylenmişse saçkıran bölgeye saç ekimi yaptırmak söz konusu olabilir. Saç ekim tedavisinde önemli olan saç köklerinin alınacağı donör bölgedeki saç köklerinin yeterli yoğunlukta olmasıdır.

Saçkıran bölgeye saç ekimi ile ilgili çok fazla veri olmasa da bu yönde yapılan bazı çalışmalar olmaktadır. Civaş ve arkadaşlarının saçkıran bölgeye uyguladıkları saç ekimi işleminde her ne kadar diğer saçlara kıyasla az olsa da saçların büyüdüğü gözlemlenmiştir. Aynı şekilde Unger ve arkadaşları da deneme amaçlı yaptıkları çalışmalarında ekilen bölgede 10 ayı geçmesine rağmen, saçların varlığını sürdürdüğünü görmüştür. Bu iki çalışmanın aksine Barankin ve arkadaşları da saç ekimi yaptıkları hastada 8 ay sonra saç ekiminin nüks ettiğini gözlemlemişlerdir [9]. Görüldüğü gibi saçkıran bölgeye saç ekimi konusunda, bazı çalışmalar vardır ve farklı sonuçlar elde etmek de mümkündür. Buna rağmen hastalığı devam eden kişilerde bölgeye saç ekimi kararı doktorlar tarafından verilmelidir. Kişinin tedavi süresi devam ediyorsa, saçkıran bölgeye saç ekimi yapılmamalıdır.

İnfo
Saç ekimi operasyonuna daha yakından bakın! Yaklaşık 4 ila 8 saat sürebilen saç ekimi ile ilgili ayrıntılı bilgiyi hairsix.com.tr/sac-ekimi-nasil-yapilir/ linkinden  okuyabilirsiniz. 

Kaynakça

[1] Şükrü Balevi, ''Alopesi Areata'', Journal of İnternal Medical Sciences, Sayı 2 (31), s: 15, 2006.

[2] Müzeyyen Gönül ve Diğerleri, ''Alopesi Areatalı Hataların Geriye Dönük Değerlendirilesi'', Türk J Dermatol, Sayı 5, s: 44, 2011.

[3] Dr. Yonca Aydın Akova ve diğerleri, ''Alopesia Areatada Göz Bulguları'', Türk J Dermatol, Sayı 3, s:7, 1993.

[4] Dr. Mübeccel Alkurt ve Doç. Dr. Özer Arıcan, ''Alopesi Areata Hastalarının Dermoskopik Bulguları'', Türkiye Klinikleri J Med Sci, Sayı 32 (4), s: 1065, 2012.

[5] Dr. Yonca Aydın Akova ve diğerleri, ''Alopesia Areatada Göz Bulguları'', Türk J Dermatol, Sayı 3, s: 6-7, 1993.

[6] Burak Arı ve Diğerleri, ''Alopesi Areata Hastalarında Psikiyatrik Belirtiler'', Türkderm, Sayı 45, s: 205, 2011.

[7] Dr. Ayça Cordan Yazıcı ve Diğerleri, ''Alopesi Areata ve Aleksitimi'', Türk Psikatri Dergisi, Sayı 17 (2), s: 105, 2006.

[8] Doç. Dr. Süheyla Ünal ve Uz. Dr. Ülker Gül, ''Alopesia Areatalı Hastalarda Depressif Bulgular'', Türk J Dermatol, Sayı 2, s:76, 1993.

[9] Sezin Fıçıcıoğlu ve Süleyman Pişkin, ''Alopesi Areatada Diğer Güncel Alternatif Tedavi Yaklaşımları'',Türkiye Klinikleri J Dermatol-Special Topics, Sayı 11(1), s:47,2018.