Sakal ekimi son yıllarda erkek estetiğinde en fazla tercih edilen cerrahi işlemlerden biridir. Donör bölgeden alınan saç köklerinin sakalsız bölgeye transfer edilmesiyle yapılır. Sakalları asimetrik çıkanlar, kaza sonrası sakal bölgesinde yanık veya yara izi bulunanlar ya da doğuştan sakalları seyrek olanlar ve cinsiyet değiştirenlerin tercih ettiği bir işlemdir.

Sakal ekimi daha çok sakalları seyrek olan kişilerin sıklaştırma amaçlı yaptırdığı bir işlem olsa da çeşitli nedenlere bağlı olarak, hiç sakalı olmayan kişilere de yapılır. Temel olarak saç ekimi ile benzer süreci takip eden sakal ekimi, lokal anestezi altında, FUE Tekniği kullanılarak gerçekleştirilir. İşlemin süresi ise nakledilecek kök sayısına göre değişiklik gösterir. Saç ekiminden ayıran en önemli özelik ise sakal kıllarının farklı anatomik yapıda olmasıdır. Bu nedenle sakal ekiminde doğal ve başarılı bir sonuç elde etmek, sakal kıllarının anatomisi bilmekten geçer.

Sakalın Yapısı ve Özellikleri

Testosteron hormonuna bağlı olarak genellikle erkeklerde çene, üst dudak, yanak ve boyunda çıkan kıllara sakal denir. Ergenlik çağıyla birlikte ortaya çıkan sakal, 30’lu yaşların ortalarına doğru yoğun bir artışa geçer. Yaşamsal hiçbir fonksiyonu yoktur. Seksüel ve sosyal etkisinin dışında ise, sadece yağ bezleri sıvılarının kokularını dağıtmaya yarar. Foliküller aracılığıyla büyür ve insanlar da dahil tüm memelilerde belirli bir gelişim sürecini takip eder. Önce büyür, maksimum uzunluğa erişir. Orada belirli bir süre kaldıktan sonra ise, dökülür ve yeniden büyür. Bu gelişim sürecini ise ortalama 22 haftada tamamlar. Saç gibi diğer kıllara göre ise daha yoğun ve düzensiz bir yapıya sahiptir. Daha yoğun bir yapıya sahip olmasına rağmen ise saç foliküllerinin aksine, yuvalarında genellikle tek kök bulunur.

Sakal Kayıplarının Nedenleri

Sakal genetik nedenlere bağlı olarak zaman içerisinde dökülebileceği gibi, bir hastalık sonrası ya da bir kaza sonrası da dökülebilir. Bazen de sakal kaybının nedeni bir dökülme değil de doğuştan, gelen bir özellik olabilir. Dolayısıyla sakal kayıplarının nedenini tek bir unsura bağlamak doğru değildir.  

  1. Genler
  2. Hormonlar
  3. Alopesi Areata
  4. Diğer Nedenler (Yaralanma, yanık, cinsiyet değişimi)

Genler

Saç kayıpları gibi sakal kayıplarının da en bilinen nedeni genlerdir. Tıpkı uzun boylu olmak, sarışın veya esmer olmak ya da renki bir göze sahip olmak gibi sakal ve saç kayıpları da genler tarafından belirlenir. Ailesi uzun boylu olan birinin uzun boylu olması, seyrek sakal yapısına sahip kişinin, seyrek sakal yapısına sahip olması beklenen bir durumdur. Genler, tıpkı bir miras gibi gelecek nesillere aktarıldığından, fizik özelliklerin benzerlik göstermesi olağan bir durumdur.

Hormonlar

Sakal büyümesi üzerinde etkili olan testosteron hormonu saç kadar olmasa da aynı zamanda sakal kayıplarından da sorumlu bir hormondur. Sakallar büyümek için bir yandan testosteron hormonundan yararlanırken, diğer yandan testosteron 5-alfa enzimi sayesinde, kendisinden daha güçlü olan dihidrotestosteronuna (DHT) dönüşüyor [2].

5-alfa enzimi sayesinde DHT’ye dönüşen testosteron, yeterli 5-alfa enziminin kalmamasıyla beraber aşırı derecede salgılanmaya başlıyor. DHT’nin aşırı salgılanması ise sakalın büyümemesine neden oluyor. Önce köklerin beslendiği yuvalar daralıyor, ardından  beslenemeyen kök inceliyor ve dökülüyor. Kısacası, testosterondan sentezlenen DHT ciltteki proteinlere bağlanamadığından, kılları döküyor.

Alopesi Areata

Alopesi Areata, halk arasında saçkıran yada kılkıran olarak bilinir. Saçta, sakalda veya kaş ve kirpikte ortaya çıkar. Bağışıklık sisteminin kıl köklerine zarar vermesi nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Nedeni ile ilgili net bir hipotez ortaya konulamadığı için genetik veya çevresel faktörlerden kaynaklandığı da öne sürülmektedir [3].

Diğer Nedenler

Sakal kayıpları genler ve hormonlar dışında bir hastalık ya da kaza gibi nedenlere bağlı olarak da gelişebilir. Kaza ve hastalık sonrası sakal bölgesi hasar alıp, deforme olabileceğinden, sakal kayıpları gözlenebilir. Bununla birlikte kötü planlanan bir diyet ya da besin yetersizliği de sakalların incelmesine ya da dökülmesine neden olabilir.

Sakal Ekimi Hangi Durumlarda Yapılır?

Sakal ekimi, bir hastalık nedeniyle veya yaralanma, yanık gibi travmalara bağlı olarak ortaya çıkan kıl kayıpları sonrası ya da var olan sakalların kalınlaştırılmak istenmesi durumunda yapılır. Sakal ekimi, aynı zamanda cinsiyet değiştiren kişilere daha maskülen bir duruş kazandırmak için de tercih edilen bir operasyondur.

  1. Şekil Bozukluklarını Düzeltme
  2. Estetik Bir Görünüm Kazandırma

Şekil Bozukluklarını Düzeltme

Sakal ekimi genellikle varolan sakalların yeniden şekillenmesinde tercih edilen bir uygulamadır. Yapılan araştırmalar da son yıllarda giderek artan bir oranla erkeklerin sakallarını daha çok sıklaştırmak için ektirdiğini göstermektedir [4]. 2015 yılında ISHRS’nin (Uluslarası Saç Restorasyon Cerrahisi Derneği) yaptığı araştırmaya göre de yüze ekimler 2013’e göre 2 kat artmıştır [5].

  • Yara ve Yanık İzi Olan Yerlere Ekim
  • Sakalkıran Bölgeye Ekim

Yara ve Yanık İzi Olan Yerlere Ekim

Sakal ekimi bir kaza ya da hastalık sonrası yapılan ameliyatlar akabinde oluşan izlerin kapatılmasında başvurulan bir yöntemdir. Ancak yara ve yanık izi olan bölgelere ekim, söz konusu bölgede herhangi bir doku kaybı yaşanmamışsa işe yaramaktadır.   

Sakalkıran Bölgeye Ekim

Sakalkıran bölgeye ekim son tercih olsa da, uzun süreli devam eden sakalsız görüntüden memnun olmayan kişiler sakal ekimine başvurabilmektedir. Burada önemli olan sakal ektirmek isten kişinin doktor onayından geçmiş olmasıdır.  

Sıklıkla kafa derisinde görülse de kirpik, kaş ve sakalları da etkileyen saçkıran/sakalkıran tedavisi hakkında detaylı bilgiye hairsix.com.tr/sackiran/ bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Estetik

Sakal ekimi şekil bozukluklarını düzeltmenin dışında estetik amaçlı da yapılmaktadır. Estetik amaçlı yapılan sakal ekimi daha çok doğuştan seyrek sakal yapısına sahip olanlar ile cinsiyet değişikliği ameliyatı yaptıran kişiler tarafından tercih edilir.

  • Doğuştan Seyrek Sakala Ekim
  • Cinsiyet Değişikliği Sonrası Ekim

Doğuştan Seyrek Sakala Ekim

Sakal ekimi için başvuran çoğu kişi genellikle seyrek sakallarından şikayet eder. Sakalın erkeğe maskülen (erkeksi) bir duruş kazandırması, erkeklerin saç ekimine yönelmesine neden olur. Kişi sakallarında daha sık bir görüntü yaratmak için, ya da favori görüntüsünü düzgünleştirmek için ekim operasyonundan yararlanır. İllaki sakal bölgesinde bir problem olmasına gerek yoktur.

Cinsiyet Değişikliği Sonrası Ekim

Cinsiyet değişikliği sonrası sakal ektirmek de estetik amaçlı gerçekleştirilen operasyonlardan biridir. Hormon tedavisinin ardından, sakallara daha yoğun bir görüntü kazandırmak için sakal ekimi yapılır.

Sakal Ekimi Öncesi Bilinmesi Gerekenler

  1. Hepatit B, C ve HİV gibi bulaşıcı hastalığı olan kişilere sakal ekimi yapılmaz.
  2. Kalp, şeker, tansiyon gibi hastalığı olan kişilerde ise doktor onayı gerekir.
  3. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı yerler tercih edilmelidir.
  4. Sakal ekimi öncesi ağır yemekler yenilmemelidir.
  5. Kan sulandırıcı ilaçlar alınmamalıdır.
  6. Operasyondan yaklaşık 1 hafta önce alkol ve sigara kullanımı sonlandırılmalıdır.
  7. Operasyon günü, ekim bölgesinin zarar görmemesi için rahat ve kolay çıkan kıyafetler tercih edilmelidir.

Sakal Ekimi Nasıl Yapılır?

Sakal ekimi nasıl yapılır sorusu, son yıllarda estetik alanında  oldukça fazla sorulan sorulan başını çekmektedir. Sakal ekimi de tıpkı saç ekimi gibi lokal anestezi altında donör bölgeden çıkarılan köklerin, sakalsız bölgeye yerleştirilmesiyle yapılır. Sıklıkla ense bölgesinin en alt kısmı donör bölge olarak tercih edilse de boyun bölgesi, çene altı, elmacık kemiğinin üstü, nadir de olsa göğüs kılları da donör bölge olarak kullanılır. Saç ekimi gibi sakal ekiminde de temel olarak bir süreç izlenir.

  • Planlama
  • Anestezi
  • Greftlerin Çıkarılması
  • Kanalların Açılması
  • Greftlerin Yerleştirilmesi

Planlama

Operasyona başlamadan önce, ekimin planı yapılır. Köklerin nerelerden alınacağı ve nerelere ekileceği hesaplanır. Hesaplama ve planlama işlemi bittikten sonra da hem köklerin alınacağı hem de köklerin ekileceği bölge tıraşlanır. Tıraş işlemi, ekimin daha konforlu geçmesini sağlamak için yapılır.

Anestezi

Ekim operasyonlarının ilk aşaması anestezi aşamasıdır. Hem köklerin hem de ekimin gerçekleştirileceği bölgeye uygulanır. Anestezi, sinir uçlarının uyarılıp, ekim süresi boyunca hastanın herhangi bir ağrı hissetmemesini sağlar. Sakal bölgesi, kafa derisine göre yumuşak bir dokuya sahip olduğundan, anestezinin enjekte edildiği sırada biraz daha fazla ağrı hissedebilir. Anestezinin enjekte edildiği sırada hissedilen ağrısının, kişinin acı seviyesine göre değişiklik gösterdiğini de belirtmek gerekir. Belirtilmesi gereken noktalardan biri de hissedilen acının saniyeler için geçecek olmasıdır. Anestezi etkisini saniyeler içerisinde gösterdiğinden, endişe edilecek bir durum yoktur. Ayrıca anestezi lokal olarak uygulandığından, operasyon boyunca kişinin bilinci de açıktır.

Anestezi iğnesinden korkan veya operasyon gerginliği yaşayan kişilere ise, anesteziden önce sedasyon uygulanır. Sedasyon anesteziden önce kişiye enjekte edilerek, kişinin kısa süreli uyku haline geçmesini sağlar.

Greflerin Çıkarılması

Sakalsız bölgeye yerleştirilecek kökler, FUE yöntemi kullanılarak çıkarılır. FUE yöntemi, kıl kökleri etrafında minik kesiler oluşturarak, köklerin rahat çıkarılmasını sağlar. Kökler minik uçlu punçlar sayesinde önce gevşetilir, ardından cımbızı andıran penset yardımıyla donör bölge olarak belirlenen alandan teker teker çıkarılır.

Sakal Ekiminde Donör Bölge Nasıl Belirlenir?

Sakal ekimi operasyonlarında greftlerin çıkarılacağı donör bölge belirlenirken, öncelikle donör bölgenin, sakal bölgesindeki kıl yapılarıyla uyumlu olup, olmadığı aranır. Doğal olmayan veya düzensiz bir görünümden kaçınmak için sakal kıllarıyla uyumlu bölgeler donör olarak seçilmelidir. Sakal ekimi operasyonlarında donör bölge belirlenirken en çok ense bölgesi baz alınsa da sırasıyla şu sıra takip edilir.

  1. Ense bölgesinin en alt kısmı.
  2. Çene altı
  3. Boyun bölgesi
  4. Elmacık kemiklerini üstü
  5. Göğüs bölgesi

Eğer donör olarak sakal bölgesi kullanılacaksa, ekim sonrası seyrek bir görüntü oluşturmamak adına sakalın gereksiz kısımları olan boyun ve elmacık kemiği kullanılmalıdır.

Kanalların Açılması

Sakal ekimlerinde kanallar açılırken her bölge farklı açı göz önünde bulundurularak açılır. Kanal açısı doğal görünümün ön koşulu olduğundan, sakal ekiminde doğal olmayan bir görüntüden kaçınmak için kanallar oldukça dikkatli bir şekilde açılır. Çene bölgesindeki kıl kökleri öne doğru, çene altında kıl kökleri ise boyuna doğru inecek şekilde açılır. Sakal ekiminde kanallar açılırken doğal eğimin (yatay) yakalanması için genellikle 30 – 35 derecelik açılar kullanılır.

Gretlerin Yerleştirilmesi

Greftler sakalsız bölgelere yerleştirilirken, sakalların birbiriyle bir uyum içerisinde olması gerekir. Yüz kılları genellikle kalın ve tek kıl köküne sahip olduğundan tek kıl veya iki kıl köküne sahip greftler kullanılır [6]. Kılın uzun süre dışarıda bekletilmesi, işlevini yitirmesine neden olacağından, çıkarılan kökler hemen ekilmelidir. Kökler yerleştirilirken, var olan kıl köküne uygun kanallara denk getirilmelidir.

Sakal Ekimi Sonrası Süreç

Sakal ekiminden sonra kabuklaşan bölge 3 gün sonra gerçekleştirilen yıkama işlemiyle temizlenir. Yıkama işlemi gerçekleştirilene kadar sakal bölgesi su ile temas etmemelidir. İlk yıkamanın hastane ortamında yapılması önerilir. Hastane ortamı dışında yapılan yıkamalarda ekim bölgesi hassas bir şekilde önce losyonlanmalı, sonra da durulanarak normal yıkama işlemi devam ettirilmelidir. Temizleme işlemi kabuklar tamamen dökülene kadar her gün tekrarlanmalıdır. Yaklaşık 10 günün ardından tamamen dökülen kabuklardan sonra  hafif pembe bir görüntü oluşur, bu normal bir süreçtir. 2 hafta ya da 1 ay içinde ise şok dökülme yaşanır. Şok dökülmenin ardından, saç köklerinin çıkmaya başlamasıyla da hafif sivilcelenmeler oluşur. Sivilcelenme ekilen köklerin uç vermesi nedeniyle çıkar. Enfekte bir durum olmadığı taktirde, sivilceler endişe edilecek bir durum değildir. Olağan dışı bir durumla karşılaşıldığı düşünülüyorsa, mutlaka ekim doktoru bilgilendirilmelidir. 

Sakal Ekiminden Sonra Uyulması Gerekenler

  1. Sakal bölgesine 1 ay boyunca parfüm, kolonya sürülmemelidir.
  2. Tıraş işlemi 1 aydan sonra sadece makas kullanılarak yapılmalıdır. Makine ve ustura için en az 3 ay beklenmelidir.
  3. 1 hafta boyunca alkol sigara kullanılmamalıdır.
  4. Doktor tarafından verilen ağrı kesiciler ve antibiyotikler düzenli bir şekilde kullanılmalıdır.
  5. Sakal bölgesinin zarar görmemesi için sırt üstü yatılmalıdır.

Sakal Ekimi Fiyatları

Sakal ekiminde de saç ekiminde olduğu gibi fiyat belirlenirken, çeşitli faktörler göz önünde bulundurulur. Ekilecek greft sayısı, ekim yapılacak merkezin yeri, ekimi gerçekleştirecek doktorun tecrübesi, ekimde bulunacak personel sayısı, ekimin zorluk derecesi gibi farklı faktörler devreye girer. Dolayısıyla sakal ekimleri için her klinik farklı bir fiyat politikası belirlediğinden, direkt klinikle iletişime geçilmelidir.

Sakal Ekimi Hakkında Merak Edilenler?

Sakal ekimi yaptırmaya karar veren kişi, ekim ile ilgili birçok şeyi merak eder, kendisini nasıl bir sürecin beklediğini bilmek ister. Bu başlık da sakal ekimi hakkında merak edilen sorulara cevap vermeyi amaçlamaktadır.

1. Sakal Ekimi Ne Zaman Yapılmalıdır?

Ergenlik dönemini tamamlamış her kişi istediği zaman sakal ektirebilir.

2. Sakal Ekiminde En Uygun Mevsim Hangisidir?

Yazın güneşten, kışın soğuktan korunulduğu taktirde sakal ekimi yılın her mevsimi yapılabilir.

3. Sakal Ekimi Sırasında Ağrı Hissedilir mi?

Ekim öncesi uygulanan anestezi sayesinden işlem sırasında herhangi bir ağrı hissedilmez.

4. Sakal Ekimi Kaç Saat Sürüyor?

Sakal ekimi, ekilecek bölgenin genişliğine, kişinin taleplerine ve uygulanan yönteme göre değişiklik gösterse de yaklaşık 5 saat sürüyor.

5. Sakal Ekiminden Kaç Gün Sonra Günlük Yaşama Dönülür?

Sakal ekiminden 1 gün sonra kişi gündelik yaşamına dönebilir. Ancak görüntüden rahatsız olan kişilerin 1 hafta daha beklemeleri gerekebilir.  

6. Sakal Ekiminde Şok Dökülme Olur Mu?

Şok dökülme, ekim sırasında yapılan müdahalelere bağlı olarak, kökün kendini savunmaya almasıyla oluşur. Kişiye göre değişse de operasyondan yaklaşık 1 ay içinde şok dökülme görülür.

7. Ekimden Sonra İz Kalır Mı?

Sakal kökleri çıkarılırken de yerleştirilirken de çok minik uçlar kullanıldığından ekimden sonra iz kalmaz.

8. Ekilen Sakal Dökülür Mü?

Hayır dökülmez. Kişinin kendi kıl kökleri kullanıldığından, ekilen kökler kalıcıdır.

9. Ekilen Sakallar Ne Zaman Uzamaya Başlar?

Şok dökülmenin sona ermesiyle beraber ekilen sakallar 4-5 ay içinde gözle görülür bir uzunluğa ulaşır.

10. Sakal Ekiminden Sonra İlk Tıraş Ne Zaman Yapılmalıdır?

Ekimden 15 gün sonra sadece makas kullanılarak sakal bölgesi tıraş edilebilir.  Kesme işlemi şeklinde gerçekleştirilen bu tıraş işleminden sonra ilk tıraş 1. Ayın bitimiyle gerçekleştirilebilir. Ustura ile yapılan tıraş işlemi için ise yaklaşık 6-8 ay beklenilmelidir.

Kaynakça

[1] Dr. Kayıhan Şahinoğlu, ‘’Saç ve Saçlı Deri Anatomisi’’, Turkiye Klinikleri J Cosm Dermatol-Special Topics, Sayı 3 (4), s: 9, 2010.
[2] Alper Gök ve Can Tuygun, ‘’5-Alfa Reddüktaz İnhibitörler ve Kombinasyonları’’, Türkiye Klinikleri Üroloji, s:27, 2018.
[3] Müzeyyen Gönül ve Diğerleri, ”Alopesi Areatalı Hastaların Geriye Dönük Değerlendirilmesi”, Türk J Dermatol, Sayı 5, s: 44, 2011.
[4] Fabio Zucchelli, ‘’Beard Transplants and Facial Hair Trends: Why Men Are Motivatedt To Have Surgery’’, Journal Of Aesthetic Nursing, Sayı 6 (1), s:7, 2017.
[5] Kapi Dua ve Diğerleri, ‘’ Hair Transplantation’’, Jaypee Brothers Medical Publishhers, s:313, 1. Baskı, 2016.
[6] Ronald Shapiro, ‘’Social İmpact Of Hair Loss’’, Word Fue İnstitute, Sayı 13, s: 189, 2017

Call Now ButtonHEMEN ARA